Pas tutmuş isli kalbimin duvarları
Gölgesizliğe mahkûmum bedenimde kayıbım
Adımlar atamıyorum takipsiz gölgeler görünmez
Güneşsiz ışıksız dünyam kaçıştayım
Gidilecek unuttuklarımı hatırlatacak
Kayıplarımı bulacak izini bırakmadığın
Yer kaldı mı teninin değmediği duvar
Yol kaldı mı ayaklarına tozunu kondurmadığın
Bakmaktan korkuyorum ufuklara
Bakamıyorum körebe oynuyorum
Görmekten korktuğumdan kapıyorum
Gözlerim yaş dökmekten nursuz kaldı
Şimdi bir adım atsam ardıma
Tozun değer diye korkulardayım
Çiçeklere dokunamıyorum kokunu duyarım
Açan her çiçek sanki önce sana dokunur sonra doğaya
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta