Çocukken oynadığımız körebeler zaman tünellerinden yok olmadan taşındı gençliğimize...Gözlerimiz bağlı el yordamıyla bulduk ne aradıysak,ayaklarımızın dibinden sürüklenip gidenleri tutamadık,belkide tutmaya yetecek takatımız kalmadı boşluğu yoklamaktan...
Gözler işlevini yitirmiş,kulaklar haybeye gelen giden seslerin her daim değişmez bekçisi....Ne duyduysak onu işledik yüreğimize nakış gibi,gece ile gündüz arasındaki zaman diliminde değişen tek şey yakamozlar oldu(!) biri karanlık sulara,diğeri maviye çaldı aksini.Zaman sularla beraber aynı yörüngede akıp gitti.
Körebe oyunuda akıp giden zamanla beraber ihtiyarlaşan bedenimizde bitti.Görme yetisini yitirdik,körebeyi bir çocuğu ebeleyerek bitirdik! ! ! !
Çekingen adımlarla sesiz ve ürkek
Bir gün uzaklardan bir giz gibi geldin
O büyülü şarkılarını söyleyerek
Gençliğimi geri getirdi ellerin
Sundun paha biçilmez güzelliğini
Devamını Oku
Bir gün uzaklardan bir giz gibi geldin
O büyülü şarkılarını söyleyerek
Gençliğimi geri getirdi ellerin
Sundun paha biçilmez güzelliğini



