Sevgili,
yetmiyor 'sevgili' sözü
tek başına.Karşılamıyor
içimi dolduran duyguyu.
Oysa ben 'sevgili'
derken neler
düşünüyorum bilsen.
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Devamını Oku
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim




Beni hayata bağlayan en güzel köprüsün.
İnsanı yaşatan içimizdeki hayat böceğidir
Ne kadar güzel dizeler. İnsan hayatının hesabını ancak Allah a veriri ve kimin ne hal üzere öldüğü veya öleceğimiz meçhuller. Vesselam.
Bütün yaşamsal deviniminde hep ezilip hor görülmüş ve ötekileştirilmiş
garip-gurebanın, fakir-fukaranın, öksüzün-yetimin haklarını savunmuş,
ve çarkı bozuk düzene kafa tutmuştur.
Güney Yılmaz, kendisi ve ailesi için hiç yaşamadı ve ikinci baharını hiç
görmeden kanser belasından dolayı bu Dünyayı noktaladı...
Yüce Yaradan yattığı yeri hurişan eylesin...
Yılmaz güney adamdır adam olanlar bilirler
öldürülen yargıcın çocukları karısı sevenleri varmıydı aceba .
Yılmaz Güney'i rahmetle anıyorum. Güne düşen güzel şiirden dolayı seçici kurula teşekkür ederim.
yüksel sarı!
Cihat şahin katilsiz bir delidir antolojide uyelri tahrik etmekten rahatsız etmekten başka hiç bir fonksiyonu yoktur..boş bir insandır ve boslukla birlikte cehaletin zirvesinin en sivri yerine oturmuştur .
burada mehdiliğini ilan edip tüm ülkeye kerhane diten adama neden sesin çıkmadı… çünkü dübürün yemedi … senin gibiler sadece ölmüş gitmiş insanlara sesini yükselte bilirler…komik adamsın vesselam
senin dinin sana cenkin dini cenke cihat… ben kimsenin inancını sorgulayıp kafir demem…
ancak sen insanları din şemsiyesi altında karalarsın… ben senin yalancı ve iftiracı bir bunak olmandan rahatsızım… ve sürekli tükürdüğünü yalayıp dosdoğruymuş gibi görünmende
misal: o savcıyı bir gazinoda öldüren senin gibi bir sakallı olsaydı şu an farklı şeyler söylüyordun… öldürene mücahit diyordun eminim… işte ben bu yavşakça tutumu sevmiyorum … ama bu dediklerimi anlamayacağına eminim
Denizin ikiye yarılması ve ejderhaya dönüşen asasıyla, sihirbazların sihirle yılana dönüştürdükleri yılanlarını yutup yok etmesi daha Firavuna gösterdiği dokuz adet harika olaylar birer hikaye ya da masal değil, Allah'ın ona bahşettiği mucizelerdendir ki, bu mucizeler karşısında Firavun'un bütün sihirbazları Müslüman/Musevi olmuşlardır. Deniz yarılma mucizesi filmlerde anlatıldığı gibi değil daha komplekstir ve sonuçta, Firavun ve kavmi Musa'nın kavminin arkasından girdikleri denizin dibinde Allah'ın onu yeniden kapatması yüzünden boğulup helak olmuşlar. Daha sonra da, Firavun ve kavminin Musa-a.s. ve kavminden çaldıkları ya da zorla aldıkları mallarını ve ziynetlerini geriye almışladır. Bunlar Musa-a.s-, Şuayb peygamberin ülkesinde yıllarca kalıp, orada evlenip ve kendisine peygamberlik verildikten sonra olan hadiselerdir. Bu hadiselerin doğruları Kur'an'da detaylarıyla anlatılmaktadır. Dileyen açık bakabilir.
Bu şiir ile ilgili 33 tane yorum bulunmakta