Konuşan Aşk Sözleri

Aşk Aşkın Şehri Ordu
7410

ŞİİR


72

TAKİPÇİ

Konuşan Aşk Sözleri

Sen konuşurken
dünya normal görünüyordu:
Şehir, ışıklar, insanlar.
Ama içimde
başka bir hikâye yazılıyordu.
Ve ben o an şunu anladım:
Bazı insanlar
hayatımıza sessizce girer ve
bütün sistemi değiştirir.
Aşk

İnsan bazen
başka bir insanın varlığında
kendi sessizliğini daha iyi duyar.
Ve o sessizlikte
hayatın bütün karmaşası
yavaşça çözülür.
Aşk

Aşk bazen
bir ışık değildir.
Bazen
insanın içindeki geceyi
daha derin
ve daha güzel yapan
bir varlıktır.
Aşk

Bazı duygular
gündüzde büyümez.
Onların yeri
gecedir.
Seni düşündüğümde
içimde uzun bir gece açılıyor Aşk.
Sessiz ama derin.
Sanki kalbim
karanlık bir bahçede yürür gibi
yavaşlıyor.
Aşk

Bazı duygular
gündüzde büyümez.
Onların yeri
gecedir.
Seni düşündüğümde
içimde uzun bir gece açılıyor Aşk.
Sessiz ama derin.
Sanki kalbim
karanlık bir bahçede yürür gibi
yavaşlıyor.
Aşk

Dudaklarına yaklaşırken
bunu bir dokunuş gibi yaşamıyorum.
Daha çok
iki yalnızlığın
aynı karanlıkta
birbirini tanıması gibi.
Aşk

Kalbin Ufku
İnsan bazen
hayatın içinde yürürken
hiç beklemediği bir anda
kaderle karşılaşır.
Benim için bu an
seni tanıdığım andı Aşk.
Çünkü o günden sonra
dünya aynı dünya olsa da
içimde başka bir gökyüzü açıldı.
Senin bir bakışın
uzun bir yolculuk gibi.
Bir gülüşün
karanlık bir gecede yanan
tek bir fener.
İnsan bazen
başka bir insanı sevdiğinde
yalnızca kalbini değil
bütün hayatını değiştirir.
Ben de değiştim.
Çünkü senin yanında
hayat daha büyük görünüyor.
Daha anlamlı.
Ve ben şunu anladım Aşk:
Gerçek aşk
küçük bir duygu değildir.
O, insanın içinde
bir evren kurar.
Ve o evrende
iki kalp
aynı yıldızın altında
sonsuzluğa doğru yürür.
Aşk

Kalbin Ufku
İnsan bazen
hayatın içinde yürürken
hiç beklemediği bir anda
kaderle karşılaşır.
Benim için bu an
seni tanıdığım andı, "Aşk."
Çünkü o günden sonra
dünya aynı dünya olsa da
içimde başka bir gökyüzü açıldı.

Ve ben şunu anladım, "Aşk:"
Gerçek aşk
küçük bir duygu değildir.
O, insanın içinde
bir evren kurar.
Ve o evrende
iki kalp
aynı yıldızın altında
sonsuzluğa doğru yürür.

Ve ben şunu anladım, "Aşk:"
Gerçek aşk
küçük bir duygu değildir.
O, insanın içinde
bir evren kurar.
Ve o evrende
iki kalp
aynı yıldızın altında
sonsuzluğa doğru yürür.

İnsan bazen
başka bir insanı sevdiğinde
yalnızca kalbini değil
bütün hayatını değiştirir.
Ben de değiştim.
Çünkü senin yanında
hayat daha büyük görünüyor.
Daha anlamlı.

Ve ben şunu anladım, "Aşk:"
Gerçek aşk
küçük bir duygu değildir.
O, insanın içinde
bir evren kurar.
Ve o evrende
iki kalp
aynı yıldızın altında
sonsuzluğa doğru yürür.

Ve ben şunu anladım, "Aşk:"
Gerçek aşk
küçük bir duygu değildir.
O, insanın içinde
bir evren kurar.
Ve o evrende
iki kalp
aynı yıldızın altında
sonsuzluğa doğru yürür.
Aşk

Gerçek yakınlık
bedenlerin değil,
düşüncelerin cesaretidir.
İki insanın
birbirine yalnızca yaklaşması değil,
birlikte düşünmeye
razı olmasıdır.
Aşk

İnsan bazen
karaya ait değildir.
Bir limanda yaşar gibi görünür
ama içinde sürekli
başka denizlere açılma isteği vardır.
Ben bunu
seni tanıdıktan sonra anladım Aşk.
Aşk

Bir bakışın
uzun bir yolculuğun başlangıcı gibi.
Bir sessizliğin
okyanusun ortasındaki
sonsuz bir durgunluk.
Aşk bazen
fırtına değildir.
Bazen
insanın içindeki denizi
ilk kez fark etmesidir.
Aşk

Bazı duygular
adını hemen söylemez.
İçimizde dolaşır önce.
Sessizce.
Seni düşündüğümde
tam da böyle oluyor Aşk.
Bir şey
yavaşça yer değiştiriyor içimde.
Aşk

Hayat bazen serttir Aşk.
Sokaklar uzun,
yollar yorucudur.
İnsan yürür,
çalışır,
düşünür.
Ama bazı anlar vardır
bütün yorgunluğu değiştirir.
Seninle konuştuğum anlar gibi.
Aşk

İnsan, başka bir insanın gözlerinde
kendi umudunu görebilirse
dünya biraz daha yaşanır olur.
Ben sende
tam olarak bunu görüyorum.
Bir bakışın, yorgun bir güne
yeni bir sabah ekliyor.
Bir gülüşün
insanın içindeki karanlığı
yavaşça dağıtıyor.
Ve o zaman anlıyorum Aşk:
Aşk yalnızca kalbin meselesi değildir.
O insanın insana
yeniden inanmasıdır.
Ve insan
birine gerçekten inanabildiğinde
hayat biraz daha güzel olur.
Aşk

Hayat kolay değildir Aşk.
İnsan bazen uzun yollar yürür,
çok şey görür,
çok şey kaybeder.
Şehirler değişir,
yüzler değişir
ama insanın içindeki arayış
kolay kolay değişmez.
Seni tanıyınca
bunu daha iyi anladım.
Aşk

İçimde
daha sıcak bir şey yanıyor.
Bir gülüşün
uzun bir günün sonunda
bulunan küçük bir umut gibi.
Aşk

Tuhaf Bir Aşk Meselesi
Doğrusu Aşk,
insan kalbinin nasıl çalıştığını
kimse tam olarak açıklayamaz.
Mesela ben
çok ciddi meseleler düşünürken
ansızın seni hatırlıyorum.
O anda bütün büyük düşünceler
biraz gereksiz görünüyor.
Dünya dediğimiz şey
son derece karmaşık bir düzen:
devletler, şehirler, insanlar,
uzun konuşmalar ve önemli yüz ifadeleri.
Ama bütün bu büyük düzenin içinde
insanın kalbini değiştiren şey
bazen yalnızca bir bakıştır.
Senin bakışın gibi.
Bu biraz tuhaf aslında.
Çünkü insan kendini
son derece akıllı bir varlık sanır.
Sonra bir gün
başka bir insanın gülüşü yüzünden
bütün mantığı altüst olur.
İşte o zaman anlıyorum Aşk
Aşk
büyük filozofların çözemediği
ama iki insanın
çok basit bir şekilde yaşayabildiği
garip bir mucizedir.
Aşk

Aşk yalnızca kalbin
hızlı atması değil, iki insanın
hayatın bütün ağırlığına rağmen
yan yana durabilmesiydi.
Aşk

Aşk Meselesi
Doğrusu Aşk,
insan kalbinin nasıl çalıştığını
kimse tam olarak açıklayamaz.
Mesela ben çok ciddi meseleler düşünürken ansızın seni hatırlıyorum.
O anda bütün büyük düşünceler
biraz gereksiz görünüyor.
Dünya dediğimiz şey
son derece karmaşık bir düzen:
devletler, şehirler, insanlar,
uzun konuşmalar ve önemli yüz ifadeleri.
Ama bütün bu büyük düzenin içinde
insanın kalbini değiştiren şey
bazen yalnızca bir bakıştır.
Senin bakışın gibi.
Bu biraz tuhaf aslında.
Çünkü insan kendini
son derece akıllı bir varlık sanır.
Sonra bir gün
başka bir insanın gülüşü yüzünden
bütün mantığı altüst olur.
İşte o zaman anlıyorum Aşk.
Aşk, büyük filozofların çözemediği
ama iki insanın çok basit bir şekilde yaşayabildiği garip bir mucizedir.
Aşk

Garip Bir Yakınlık
İnsan bazen
çok ciddi şeyler düşünür.
Hayat, zaman, kader…
Büyük kelimeler.
Sonra bir gün
hiç planlamadığı bir anda
başka bir insanın gülüşü
bütün bu büyük düşünceleri
bir kenara bırakır.
Bu biraz tuhaf aslında Aşk.
Çünkü akıl
dünyayı anlamaya çalışırken
kalp
çok daha basit bir yol bulur.
Sen konuşurken
ben bazen söylediklerini değil,
söylemediğin şeyleri dinliyorum.
Bir duraklama.
Bir bakış.
Bir küçük gülümseme.
Bunlar
kitaplarda yazmayan şeyler.
Ama insan
tam da bu küçük anlarda
birine yakın olduğunu anlar.
Ve o an
dünya biraz değişir.
Büyük olaylar olmaz.
Şehir yerinde durur.
Ama insanın içindeki düzen
sessizce yeniden kurulur.
İşte aşk Aşk,
belki de budur:
Hayatın ortasında
kimsenin fark etmediği
küçük ama
bütün dünyayı değiştiren
garip bir yakınlık.
Aşk

Garip Bir Yakınlık
İnsan bazen çok ciddi şeyler düşünür:
Hayat, zaman, kader gibi büyük kelimeler.
Sonra bir gün hiç planlamadığı bir anda
başka bir insanın gülüşü bütün bu büyük düşünceleri bir kenara bırakır.
Bu biraz tuhaf aslında Aşk.
Çünkü akıl dünyayı anlamaya çalışırken
kalp çok daha basit bir yol bulur.
Sen konuşurken ben bazen söylediklerini değil, söylemediğin şeyleri dinliyorum.
Bir duraklama. Bir bakış. Bir küçük gülümseme.
Bunlar kitaplarda yazmayan şeyler.
Ama insan tam da bu küçük anlarda
birine yakın olduğunu anlar.
Ve o an dünya biraz değişir.
Büyük olaylar olmaz.
Şehir yerinde durur.
Ama insanın içindeki düzen
sessizce yeniden kurulur.
İşte aşk Aşk, belki de budur:
Hayatın ortasında kimsenin fark etmediği
küçük ama bütün dünyayı değiştiren
garip bir yakınlık.
Aşk

İnsan kalbi garip bir şeydir Aşk.
Bazen yıllarca
hiçbir şey olmamış gibi yaşar.
Günler geçer,
şehirler aynı kalır,
sokaklar aynı sesleri çıkarır.
Sonra bir gün
hiç önemli görünmeyen bir anda
bir bakış
bütün düzeni değiştirir.
Seni tanıyınca fark ettim.
Aşk

Seninle konuşurken
söylediklerimiz kadar
söylemediklerimiz de vardı.
Bir küçük duraklama,
bir düşünce,
bir sessizlik gibi.
Ve o sessizlikte
insan tuhaf bir şey hisseder:
Sanki dünya
biraz daha geniştir artık.
Bunun adı belki aşk,
belki başka bir şey.
Ama şunu biliyorum Aşk:
Bazı insanlar
hayatımıza girdiğinde
hiçbir şey gürültüyle değişmez.
Sadece insanın içindeki dünya
yavaşça yeniden kurulur.
Aşk

Kalbin Sahnesi
Dünya büyük bir sahne derler Aşk,
ve biz
kendi küçük rollerimizi oynarız.
Ama bazen
perde ansızın değişir.
Bir bakış
bütün hikâyeyi başka bir yöne çevirir.
Seni gördüğüm o ilk anda
zamanın akışı bile
bir an durakladı sanki.
Sanki kader
sessizce yeni bir sayfa açtı.
Kalbim o an
bir oyuncu gibi
sahnenin ortasında kaldı.
Ne söyleyeceğini bilmeyen
ama oyunun artık değiştiğini anlayan.
Çünkü bazı karşılaşmalar
tesadüf değildir Aşk.
Onlar
zamanın içinden geçip gelen
eski bir vaat gibidir.
Ve ben şunu anladım:
Aşk
yalnızca iki insanın birbirine bakması değil.
İki bedenin
aynı hikâyede
aynı yıldızın altında
rol bulmasıdır.
Aşk

Kalbin Sahnesi
Dünya büyük bir sahne derler Aşk,
ve biz kendi küçük rollerimizi oynarız.
Ama bazen perde ansızın değişir.
Bir bakış bütün hikâyeyi başka bir yöne çevirir.
Seni gördüğüm o ilk anda
zamanın akışı bile bir an durakladı sanki.
Sanki kader sessizce yeni bir sayfa açtı.
Kalbim o an bir oyuncu gibi
sahnenin ortasında kaldı.
Ne söyleyeceğini bilmeyen
ama oyunun artık değiştiğini anlayan.
Çünkü bazı karşılaşmalar
tesadüf değildir Aşk.
Onlar zamanın içinden geçip gelen
eski bir vaat gibidir.
Anladığım:
Aşk yalnızca iki insanın birbirine bakması değil.
İki bedenin aynı hikâyede aynı yıldızın altında rol bulmasıdır.
Aşk

Kalbin Sahnesi
Dünya büyük bir sahne derler Aşk
ve biz kendi küçük rollerimizi oynarız.
Ama bazen perde ansızın değişir.
Bir bakış bütün hikâyeyi başka bir yöne çevirir.
Seni gördüğüm o ilk anda
zamanın akışı bile bir an durakladı sanki.
Sanki kader sessizce yeni bir sayfa açtı.
Kalbim o an bir oyuncu gibi
sahnenin ortasında kaldı.
Ne söyleyeceğini bilmeyen
ama oyunun artık değiştiğini anlayan.
Çünkü bazı karşılaşmalar
tesadüf değildir Aşk.
Onlar zamanın içinden geçip gelen
eski bir vaat gibidir.
Ve anladığım:
Aşk yalnızca iki insanın birbirine bakması değil.
İki bedenin aynı hikâyede aynı yıldızın altında rol bulmasıdır.
Aşk

Bir Kalbin Üç Dili
Dünya bir sahne ise Aşk,
ben seni gördüğüm gün
oyunun değiştiğini anladım.
Gökyüzü aynıydı
ama yıldızların anlamı başka oldu.
Çünkü bazı bakışlar
cümle değil,
bir kaderdir.
Sen masanın karşısında otururken
zaman biraz yavaşladı.
Bir bardak,
bir sessizlik,
ve aramızda dolaşan görünmez bir sıcaklık.
Aşk

İnsan bazen
birine dokunmadan da yakın olabilir.
Bir bakışın
uzun bir şiir gibi.
Bir susuşun
bütün kitaplardan daha derin.
O an düşündüm:
Aşk
büyük sözler söylemez belki,
ama küçük anları
sonsuz yapar.
Ve ben şunu biliyorum Aşk.
Seni sevmenin en garip yanı şu:
Kalbim
ilk kez
kendi yerini bulmuş gibi.
Aşk

Bazı insanlar
kapıları zorlamaz.
Sadece varlıklarıyla
kilitleri anlamsız kılar.
O an dünya değişmedi Aşk.
Masa aynıydı.
Gece aynı geceydi.
Ama içimde
uzun zamandır kapalı olan bir pencere
yavaşça açıldı.
Rüzgâr girdi.
Biraz ışık.
Ve ben o an anladım:
Aşk bazen
büyük bir sevinç değildir.
Bazen yalnızca
insanın kendi yalnızlığını
artık tek başına taşımadığını
fark etmesidir.
Aşk

Sessiz Bir Yakınlık
İnsan bazen Aşk, kendi hayatında misafir gibi yaşar.
Günler geçer, sokaklar aynı kalır ama içimizdeki odalar yavaş yavaş kapanır.
Ben seni tanımadan önce kalbim böyle bir evdi.
Sessiz, biraz karanlık ve kimsenin girmediği.
Sonra bir gün hiç önemli görünmeyen bir anda sen konuşurken fark ettim:
Bazı insanlar kapıları zorlamaz.
Sadece varlıklarıyla kilitleri anlamsız kılar.
O an dünya değişmedi Aşk.
Masa aynıydı. Gece aynı geceydi.
Ama içimde uzun zamandır kapalı olan bir pencere yavaşça açıldı.
Rüzgâr girdi. Biraz ışık.
Ve ben o an anladım:
Aşk bazen büyük bir sevinç değildir.
Bazen yalnızca insanın kendi yalnızlığını
artık tek başına taşımadığını fark etmesidir.
Aşk

Bir Hatıranın Tadı
Bazen bir duygu
hiç beklenmeyen bir anda geri döner Aşk.
Bir koku,
bir akşam ışığı,
ya da masada duran küçük bir şey.
O an
zamanın kapıları açılır.
Ben seni bazen böyle hatırlıyorum.
Hiç planlamadan.
Bir cümle söylüyorum
ve içimde eski bir akşam uyanıyor.
Senin gülüşünün durduğu bir akşam.
Garip olan şu:
O anların çoğu
yaşandığında sıradan görünür.
Ama yıllar sonra
kalbin içinde
en parlak yerleri onlar tutar.
Aşkın en tuhaf tarafı işte, Aşk:
Geçtiğini sandığımız şey
aslında kaybolmaz.
Bir yerde bekler.
Sonra bir gün
küçük bir hatıranın tadıyla
yeniden hayat bulur.
Aşk

Aşkın en tuhaf tarafı, Aşk:
Geçtiğini sandığımız şey
aslında kaybolmaz.
Bir yerde bekler.
Sonra bir gün
küçük bir hatıranın tadıyla
yeniden hayat bulur.
Aşk

Bir Hatıranın Tadı
Bazen bir duygu
hiç beklenmeyen bir anda geri döner Aşk.
Bir koku, bir akşam ışığı ya da masada duran küçük bir şey.
O an zamanın kapıları açılır.
Ben seni bazen böyle hatırlıyorum.
Hiç planlamadan.
Bir cümle söylüyorum
ve içimde eski bir akşam uyanıyor.
Senin gülüşünün durduğu bir akşam.
Garip olan şu: O anların çoğu
yaşandığında sıradan görünür.
Ama yıllar sonra kalbin içinde
en parlak yerleri onlar tutar.
Aşkın en tuhaf tarafı işte, Aşk:
Geçtiğini sandığımız şey aslında kaybolmaz.
Bir yerde bekler.
Sonra bir gün küçük bir hatıranın tadıyla
yeniden hayat bulur.
Aşk

Kalbin Gizli Yolu
Bazen Aşk,
insan kendi hayatının içinde
bir yabancı gibi dolaşır.
Sokaklar tanıdıktır,
günler bilinen günlerdir,
ama kalp
kendi yerini bulamaz.
Ben seni tanımadan önce
içimde böyle bir sessizlik vardı.
Uzun bir koridor gibi:
kapıları kapalı,
pencereleri karanlık.
Sonra bir gün
senin bakışın
o koridorun sonunda
ince bir ışık yaktı.
Garip olan şu:
hiç büyük bir olay olmadı.
Bir masa,
bir akşam,
ve senin gülüşünün
hafifçe dünyaya eğilmesi.
Ama o küçük anda
kalbimin düzeni değişti.
Çünkü bazı aşklar Aşk
büyük sözlerle başlamaz.
Bir bakışın içinde
gizli bir şiir taşırlar.
Ve o şiir
yavaşça büyür.
İnsanın içindeki karanlığı
yavaşça aydınlatır.
Ben şimdi şunu biliyorum:
Aşk bazen
bir fırtına değildir.
Bazen yalnızca
iki insanın
aynı sessizlikte
birbirini anlamasıdır.
Aşk

Bazen Aşk,
insan kendi hayatının içinde
bir yabancı gibi dolaşır.
Sokaklar tanıdıktır,
günler bilinen günlerdir
ama kalp
kendi yerini bulamaz.
Ben seni tanımadan önce
içimde böyle bir sessizlik vardı.
Aşk

Hafızanın Işığı
Bazı duygular yaşandığı anda
tam anlaşılmaz Aşk.
Onlar daha çok
zamanın içinden geçtikten sonra
anlam kazanır.
Seni düşündüğümde
hafızamda küçük ayrıntılar beliriyor.
Bir akşamın rengi.
Bir cümlenin yarıda kalışı.
Bir gülüşün hafif eğimi.
Garip olan şu:
O anlarda
hiçbiri önemli görünmüyordu.
Ama şimdi
zihnimin içinde
en parlak yerleri onlar aydınlatıyor.
Sanki hatıralar
kendi iç estetiğini kuruyor.
Ve sen
o estetiğin merkezinde duruyorsun.

Bazen düşünüyorum Aşk:
Aşk belki de
iki insanın aynı anı yaşamaları değildir.
Aşk
o anın
yıllar sonra bile
bir zihnin içinde
ışık saçmaya devam etmesidir.
Ve insan
bir hatırayı böyle taşıyabiliyorsa
demek ki kalp
zamandan daha uzun yaşayabiliyor.
Aşk

Bazen düşünüyorum Aşk:
Aşk belki de
iki insanın aynı anı yaşamaları değildir.
Aşk
o anın
yıllar sonra bile
bir zihnin içinde
ışık saçmaya devam etmesidir.
Ve insan
bir hatırayı böyle taşıyabiliyorsa
demek ki kalp
zamandan daha uzun yaşayabiliyor.
Aşk

Hafızanın Işığı
Bazı duygular yaşandığı anda
tam anlaşılmaz Aşk.
Onlar daha çok zamanın içinden geçtikten sonra anlam kazanır.
Seni düşündüğümde
hafızamda küçük ayrıntılar beliriyor.
Bir akşamın rengi.
Bir cümlenin yarıda kalışı.
Bir gülüşün hafif eğimi.
Garip olan şu:
O anlarda hiçbiri önemli görünmüyordu.
Ama şimdi zihnimin içinde
en parlak yerleri onlar aydınlatıyor.
Sanki hatıralar kendi iç estetiğini kuruyor.
Ve sen o estetiğin merkezinde duruyorsun.
Bazen düşünüyorum Aşk:
Aşk belki de
iki insanın aynı anı yaşamaları değildir.
Aşk o anın yıllar sonra bile
bir zihnin içinde ışık saçmaya devam etmesidir.
Ve insan bir hatırayı böyle taşıyabiliyorsa
demek ki kalp zamandan daha uzun yaşayabiliyor.
Aşk

İçimdeki Sessiz Işık
Bazen Aşk,
insan kendi hayatının içinde
tam olarak nerede durduğunu bilemez.
Günler geçer,
cümleler kurulur,
şehir aynı kalır.
Ama içimizde
görünmeyen bir şey
yavaşça yer değiştirir.
Seni düşündüğümde
tam da böyle oluyor.
Sanki zihnimde
çok eski bir koridor açılıyor.
Sessiz, uzun, biraz da karanlık.
O koridorun sonunda
küçük bir ışık var.
Garip olan şu:
O ışığın kaynağı
büyük bir olay değil.
Bir bakışın.
Bir gülüşün.
Masada yan yana duran iki elin.
Bazen dokunmuyoruz bile.
Ama yakınlık
her zaman temas değildir.
Bazen yalnızca
iki düşüncenin
aynı sessizlikte buluşmasıdır.
Ve o an
zamanın kendisi
biraz estetik kazanıyor.
Sanki hayat
ilk kez dikkatle yazılmış bir cümle gibi.
İşte o anda anlıyorum Aşk:
Aşk
gürültülü bir duygu değildir.
O
insanın içindeki karanlıkta
yavaşça büyüyen
ince bir ışık gibidir.
Aşk

Yakınlık,
her zaman temas değildir.
Bazen yalnızca
iki düşüncenin
aynı sessizlikte buluşmasıdır.
Ve o an
zamanın kendisi
biraz estetik kazanıyor.
Sanki hayat
ilk kez dikkatle yazılmış bir cümle gibi.
İşte o anda anlıyorum Aşk:
Aşk
gürültülü bir duygu değildir.
O
insanın içindeki karanlıkta
yavaşça büyüyen
ince bir ışık gibidir.
Aşk

İçimdeki Işık
Bazen Aşk,
insan kendi hayatının içinde
tam olarak nerede durduğunu bilemez.
Günler geçer, cümleler kurulur, şehir aynı kalır.
Ama içimizde görünmeyen bir şey yavaşça yer değiştirir.
Seni düşündüğümde tam da böyle oluyor.
Sanki zihnimde çok eski bir koridor açılıyor.
Sessiz, uzun, biraz da karanlık.
O koridorun sonunda küçük bir ışık var.
Garip olan şu: O ışığın kaynağı
büyük bir olay değil.
Bir bakışın. Bir gülüşün.
Masada yan yana duran iki elin.
Bazen dokunmuyoruz bile.
Ama yakınlık her zaman temas değildir.
Bazen yalnızca iki düşüncenin
aynı sessizlikte buluşmasıdır.
Ve o an zamanın kendisi biraz estetik kazanıyor.
Sanki hayat ilk kez dikkatle yazılmış bir cümle gibi.
İşte o anda anlıyorum Aşk:
Aşk gürültülü bir duygu değildir.
O insanın içindeki karanlıkta
yavaşça büyüyen ince bir ışık gibidir.
Aşk

Yıldızların Altında
Bir akşam Ali,
gökyüzü sıradan görünüyordu.
Yıldızlar
her zamanki yerlerindeydi.
Ama insan bazen
aynı gökyüzüne bakarken
başka bir kader görür.
Ben seni gördüğümde
tam olarak böyle oldu.
Sanki dünya
görünmeyen bir sahneye dönüştü
ve kalbim
ilk kez kendi rolünü öğrendi.
Bir bakışın
ince bir şiir gibi içime işledi.
Bir gülüşün
zamanın akışını bile
daha zarif yaptı.
O an fark ettim:
Bazı aşklar
gürültüyle başlamaz.
Onlar
yıldızların arasından
sessizce iner.
Ve iki insanın kalbinde
yavaşça büyür.
Senin yanında
hayatın kendisi bile
daha estetik görünüyor Ali.
Sanki dünya
aceleyle yazılmış bir hikâye değil de
dikkatle kurulmuş
uzun bir şiir.
Ve ben o şiirin içinde
en çok şu dizeyi seviyorum:
Sen.
Aşk

Yıldızların Altında
Dünya bir sahne ise Aşk
ve biz yalnızca kısa roller oynayan yolcularsak,
benim en uzun repliğim
sana baktığım o andır.
Çünkü o an
zamanın kendisi bile
bir an için nefesini tutar.
Gökyüzü aynı gökyüzüdür belki
ama yıldızların düzeni değişir.
Sen gülümsediğinde
sanki evren
yeni bir estetik keşfeder.
Bir bakışın
uzun bir şiir gibi içimde yankılanır.
Bir sessizliğin
bahar gecesinde açan
gizli bir çiçek.
Ve insan o anda anlar:
Aşk yalnızca kalbin ateşi değildir Aşk.
Aşk
bir bedenin başka bir bedeni
bir sanat eseri gibi görmesidir.
Ben seni bazen
bir düşünce gibi,
bazen bir yıldız gibi,
bazen de uzun zamandır beklenen
bir kader gibi hissediyorum.
Ve eğer hayat gerçekten
kısa bir hikâyeyse,
Benim en güzel sayfam
senin adının yazıldığı yerdir.
Aşk

Bir Hatıranın Tadı
Bazen bir duygu
hiç beklenmeyen bir anda geri döner Aşk.
Bir koku,
bir akşam ışığı
ya da masada duran küçük bir şey.
O an zamanın kapıları açılır.
Ben seni bazen böyle hatırlıyorum.
Hiç planlamadan.

Aşkın en tuhaf tarafı işte, Aşk:
Geçtiğini sandığımız şey aslında kaybolmaz.
Bir yerde bekler.
Sonra bir gün
küçük bir hatıranın tadıyla
yeniden hayat bulur.

Aşkın en tuhaf tarafı işte, Aşk:
Geçtiğini sandığımız şey aslında kaybolmaz.
Bir yerde bekler.
Sonra bir gün
küçük bir hatıranın tadıyla
yeniden hayat bulur.

Bir cümle söylüyorum,
ve içimde eski bir akşam uyanıyor.
Senin gülüşünün durduğu bir akşam.
Garip olan şu:
O anların çoğu
yaşandığında sıradan görünür.
Ama yıllar sonra kalbin içinde
en parlak yerleri onlar tutar.

Aşkın en tuhaf tarafı işte, Aşk:
Geçtiğini sandığımız şey aslında kaybolmaz.
Bir yerde bekler.
Sonra bir gün
küçük bir hatıranın tadıyla
yeniden hayat bulur.

Aşkın en tuhaf tarafı işte, Aşk:
Geçtiğini sandığımız şey aslında kaybolmaz.
Bir yerde bekler.
Sonra bir gün
küçük bir hatıranın tadıyla
yeniden hayat bulur.
Aşk

Dünya bir sahne ise Aşk
ve biz yalnızca kısa roller oynayan yolcularsak,
benim en uzun repliğim
sana baktığım o andır.
Aşk

Sessiz Bir Yakınlık
İnsan bazen Aşk,
kendi hayatında misafir gibi yaşar.
Günler geçer, sokaklar aynı kalır ama içimizdeki odalar yavaş yavaş kapanır.
Ben seni tanımadan önce kalbim böyle bir evdi.
Sessiz, biraz karanlık ve kimsenin girmediği.

Aşk bazen büyük bir sevinç değildir.
Bazen yalnızca insanın kendi yalnızlığını
artık tek başına taşımadığını fark etmesidir.

Aşk bazen büyük bir sevinç değildir.
Bazen yalnızca insanın kendi yalnızlığını
artık tek başına taşımadığını fark etmesidir.

Sonra bir gün hiç önemli görünmeyen bir anda sen konuşurken fark ettim:
Bazı insanlar kapıları zorlamaz.
Sadece varlıklarıyla kilitleri anlamsız kılar.
O an dünya değişmedi Aşk.
Masa aynıydı.
Gece aynı geceydi.
Ama içimde uzun zamandır kapalı olan bir pencere yavaşça açıldı.
Rüzgâr girdi. Biraz ışık.

Aşk bazen büyük bir sevinç değildir.
Bazen yalnızca insanın kendi yalnızlığını
artık tek başına taşımadığını fark etmesidir.

Aşk bazen büyük bir sevinç değildir.
Bazen yalnızca insanın kendi yalnızlığını
artık tek başına taşımadığını fark etmesidir.
Aşk

İçimde
uzun bir düşünce koridoru var.
Sessiz.
Biraz karanlık.
Ama o koridorun sonunda
ince bir ışık duruyor.
O ışık
bir felsefe değil,
bir teori değil.
Senin varlığın.
Aşk

Bilincin İçinde Aşk
İnsan bazen Aşk,
hayatın ortasında durup
kendi kalbini anlamaya çalışır.
Çünkü kalp
her zaman aklın kurduğu düzene uymaz.
Ben seni düşündüğümde
tam da böyle bir yerde kalıyorum.
Bir yanım
hayatı mantıkla açıklamak istiyor.
Her duygunun sebebini,
her yakınlığın anlamını.
Ama sonra
senin bir bakışını hatırlıyorum.
Ve bütün açıklamalar
bir anda yetersiz kalıyor.
Sanki içimde
uzun bir düşünce koridoru var.
Sessiz.
Biraz karanlık.
Ama o koridorun sonunda
ince bir ışık duruyor.
O ışık
bir felsefe değil,
bir teori değil.
Senin varlığın.
Garip olan şu:
İnsan bazen
birini sevdiğinde
yalnızca kalbi değişmez.
Düşüncesi de değişir.
Dünya
daha dikkatle görülür.
Zaman
daha yavaş yaşanır.
Ve ben o an anlıyorum Aşk:
Aşk
yalnızca bir duygu değildir.
Aşk,
insanın kendi bilincini
başka bir ruhun ışığında
yeniden keşfetmesidir.
Aşk

Aşk,
dünyanın en büyük sahnesinde
iki insanın
aynı şiiri
aynı kalple söylemesidir.
Aşk

Aşkın Sahnesi
Bir akşam Aşk,
gökyüzü yavaşça kararıyordu.
Yıldızlar
sanki gecenin sayfalarına
tek tek yazılıyordu.
O an seni gördüm.
Ve dünya
birden sahneye döndü.
Kalbim
hiç bilmediği bir rolü oynayan
utangaç bir oyuncu gibi.
Senin bir bakışın
uzun bir şiir oldu içimde.
Bir gülüşün
rüzgârın taşıdığı
ateşli bir dize.
Ve ben anladım:
Bazı aşklar
kelimelerle başlamaz.
Onlar
gözlerin içinde
yavaşça doğar.
Omzun omzuma yaklaşınca
zaman bile
bir an nefesini tuttu.
Sanki evren
küçük bir mucizeyi
sessizce izliyordu.
Ve o an Aşk,
kalbim şunu söyledi:
Aşk
dünyanın en büyük sahnesinde
iki insanın
aynı şiiri
aynı kalple söylemesidir.
Aşk

Karanlık Deniz
İnsan ruhu bazen Aşk,
bir denize benzer.
Haritalarda görünmeyen
derin bir deniz.
Ben yıllarca
kendi içimde böyle dolaştım.
Sessiz limanlar,
uzun geceler,
ve yönünü bulamayan düşünceler.
Sonra bir gün
senin bakışın
o karanlık suyun üzerine
ince bir ışık düşürdü.
Garip olan şu:
Fırtına çıkmadı.
Dalgalar yükselmedi.
Ama denizin derinliği
bir anda daha anlamlı oldu.
Sanki kalbim
uzun zamandır aradığı kıyıyı
ilk kez sezdi.
Sen konuşurken
kelimeler yalnızca ses değil Aşk.
Bir yön.
Bir pusula.
Ve ben o anda
kendi içimdeki denizi fark ettim.
Karanlık
ama büyüleyici.
Ve o denizin ortasında
yavaşça büyüyen bir düşünce var:
Belki de aşk
iki insanın
aynı bilinmeyen okyanusta
birbirinin ışığını
uzaktan tanımasıdır.
Aşk

Karanlık Deniz
Bazen bir denize benzetirim kendimi.
Haritalarda görünmeyen
derin bir denize.
Yıllarca
kendi içimde böyle dolaştım.
Sessiz limanlar,
uzun geceler
ve yönünü bulamayan düşüncelerle.
Sonra bir gün bakışın
o karanlık suyun üzerine
ince bir ışık düşürdü.
Fırtına çıkmadı.
Dalgalar yükselmedi.
Ama denizin derinliği
bir anda daha anlamlı oldu.
Sanki kalbim
uzun zamandır aradığı kıyıyı
ilk kez sezdi.
Aşk

Sen konuşurken
kelimeler yalnızca ses değildi Aşk:
Bir yön, bir pusula.
Ve ben o anda
kendi içimdeki denizi fark ettim.

Karanlık
ama büyüleyici.
Ve o denizin ortasında
yavaşça büyüyen bir düşünce var:
Belki de aşk
iki insanın
aynı bilinmeyen okyanusta
birbirinin ışığını
uzaktan tanımasıdır.
Aşk

Konuşmanın Işığı
İnsan bazen Aşk,
dünyayı anlamaya çalışırken
tek başına düşünür.
Kitaplar okur,
geceler geçirir,
zihninin içinde uzun yollar yürür.
Ama bazı düşünceler
ancak başka bir insanın yanında
gerçek anlamını bulur.
Seninle konuşurken
bunu fark ettim.
Kelimeler
sadece ses olmaktan çıkıyor.
Bir köprü oluyor.
Senin düşüncen
benim düşünceme dokunuyor.
Benim sessizliğim
senin cümlene yer açıyor.
Ve o anda
iki ayrı bilinç
aynı ufku görmeye başlıyor.
İşte o yerde Aşk,
garip ama güzel bir şey doğuyor:
Bir yakınlık.
Dokunuştan önce gelen,
sözden sonra büyüyen
ince bir bağ.
Belki aşkın
en entelektüel hâli budur:
İki insanın
birbirini yalnızca hissetmesi değil,
aynı dünyayı
birlikte düşünmeye
razı olmasıdır.
Aşk

Konuşmanın Işığı
İnsan bazen Aşk,
dünyayı anlamaya çalışırken tek başına düşünür.
Kitaplar okur, geceler geçirir,
zihninin içinde uzun yollar yürür.
Ama bazı düşünceler ancak başka bir insanın yanında gerçek anlamını bulur.
Seninle konuşurken kelimeler
sadece ses olmaktan çıkıyor.
Bir köprü oluyor.
Senin düşüncen
benim düşünceme dokunuyor.
Benim sessizliğim
senin cümlene yer açıyor.
Ve o anda iki ayrı bilinç
aynı ufku görmeye başlıyor.
İşte o yerde Aşk,
garip ama güzel bir şey doğuyor:
Bir yakınlık.
Dokunuştan önce gelen,
sözden sonra büyüyen ince bir bağ.
Belki aşkın en entelektüel hâli:
İki insanın birbirini yalnızca hissetmesi değil, aynı dünyayı birlikte düşünmeye razı olması.
Aşk

Konuşmanın Işığı
İnsan bazen Aşk,
dünyayı anlamaya çalışırken
tek başına düşünür.
Kitaplar okur,
geceler geçirir,
zihninin içinde uzun yollar yürür.
Ama bazı düşünceler ancak
başka bir insanın yanında
gerçek anlamını bulur.

Belki aşkın en entelektüel hâli:
İki insanın birbirini
yalnızca hissetmesi değil,
aynı dünyayı
birlikte düşünmeye razı olması.

Belki aşkın en entelektüel hâli:
İki insanın birbirini
yalnızca hissetmesi değil,
aynı dünyayı
birlikte düşünmeye razı olması.

Seninle konuşurken kelimeler
sadece ses olmaktan çıkıyor.
Bir köprü oluyor.
Senin düşüncen
benim düşünceme dokunuyor.
Benim sessizliğim
senin cümlene yer açıyor.
Ve o anda iki ayrı bilinç
aynı ufku görmeye başlıyor.
İşte o yerde Aşk,
garip ama güzel bir şey doğuyor:
Bir yakınlık.
Dokunuştan önce gelen,
sözden sonra büyüyen ince bir bağ.

Belki aşkın en entelektüel hâli:
İki insanın birbirini
yalnızca hissetmesi değil,
aynı dünyayı
birlikte düşünmeye razı olması.

Belki aşkın en entelektüel hâli:
İki insanın birbirini
yalnızca hissetmesi değil,
aynı dünyayı
birlikte düşünmeye razı olması.
Aşk

Hatıranın İçindeki Işık
Bazı duygular Aşk,
yaşandıkları anda anlaşılmaz.
Onlar daha çok
zamanın içinden geçtikten sonra
gerçek yüzlerini gösterir.
Ben seni düşündüğümde
hafızamda küçük ayrıntılar uyanıyor.
Bir akşamın solgun ışığı.
Bir cümlenin yarıda kalışı.
Gülüşünün hafif eğimi.
O anlar
yaşanırken sıradandı.
Ama şimdi
zihnimin içinde
en parlak yerleri onlar aydınlatıyor.
Garip olan şu:
İnsan bazen
birini sevdiğinde
yalnızca kalbi değişmez.
Bilinci de değişir.
Dünya
daha dikkatle görülür.
Zaman
daha yavaş yaşanır.
Ve insan
kendi ruhunun derinliğini
ilk kez fark eder.
Senin varlığın Aşk,
tam da böyle bir şey.
Bir hatıra değil sadece.
Zihnimin içinde
estetik bir ışık gibi.
Ve ben artık biliyorum:
Aşk bazen
iki insanın aynı anı yaşaması değildir.
Aşk
o anın
yıllar sonra bile
bir bilincin içinde
yeniden doğabilmesidir.
Aşk

Kaderin Yıldızı
Bazı karşılaşmalar Aşk,
sıradan bir gün gibi başlar.
Gökyüzü sakindir,
şehir kendi gürültüsünde yaşar,
insanlar kendi hikâyelerini taşır.
Ama kader
bazen sessiz çalışır.
Seni gördüğüm gün
bunu anladım.
Çünkü o an
dünya değişmedi belki,
ama kalbimin yönü değişti.
Bir bakışın
uzun bir şiir gibi içimde büyüdü.
Bir gülüşün
karanlık gecede yanan
uzak bir yıldız gibi.
İnsan bazen
başka bir insanı sevdiğinde
yalnızca bir duygu yaşamaz.
Bir kader yaşar.
Çünkü gerçek aşk
yalnızca kalbin değil
hayatın da yönünü değiştirir.
Ve eğer evren
bütün yıldızlarını bir sebep için yakıyorsa,
onların arasında
bizim hikâyemiz için de
bir ışık vardır.
Aşk

Kaderin Yıldızı
Bazı karşılaşmalar Aşk,
sıradan bir gün gibi başlar.
Gökyüzü sakindir, şehir kendi gürültüsünde yaşar, insanlar kendi hikâyelerini taşır.
Ama kader bazen sessiz çalışır.
Seni gördüğüm gün bunu anladım.
Çünkü o an dünya değişmedi belki
ama kalbimin yönü değişti.
Bir bakışın uzun bir şiir gibi içimde büyüdü.
Bir gülüşün karanlık gecede yanan
uzak bir yıldız gibi.
İnsan bazen başka bir insanı sevdiğinde
yalnızca bir duygu yaşamaz.
Bir kader yaşar.
Çünkü gerçek aşk yalnızca kalbin değil
hayatın da yönünü değiştirir.
Ve eğer evren bütün yıldızlarını bir sebep için yakıyorsa, onların arasında
bizim hikâyemiz için de bir ışık vardır.
Aşk

İnsan
birini sevdiğinde
yalnızca kalbi değişmez.
Bilinci de değişir.
Seni düşündüğümde
hafızamda küçük ayrıntılar uyanıyor.
Aşk

Aşk
bir insanın
başka bir insanı
zamanın içinde
defalarca yeniden bulmasıdır.
Aşk

Zamanın Labirenti
Bazı duygular Aşk,
düz bir yolda yürümez.
Onlar
labirentler kurar.
İnsan bir hatırayı düşünür
ve o hatıra
başka bir kapıya açılır.
Bir akşamı hatırlıyorum.
Masada duran bir ışık,
pencerenin dışında yavaşça akan gece,
ve senin konuşurken
bir an durduğun o küçük sessizlik.
O an
yaşandığında sıradandı.
Ama şimdi
zihnimin içinde
uzun bir koridora dönüşüyor.
Ben o koridorda yürürken
zaman garip bir şey yapıyor:
Geçmiş ve şimdi
aynı odada buluşuyor.
Ve o odanın ortasında
sen varsın.
Bir hatıra gibi değil.
Bir düşünce gibi de değil.
Daha çok
zamanın kendisine dokunan
ince bir varlık gibi.
İşte o anda anlıyorum Aşk:
Aşk bazen
iki insanın aynı anda yaşadığı bir şey değildir.
Aşk
bir insanın
başka bir insanı
zamanın içinde
defalarca yeniden bulmasıdır.
Aşk

Belki kader
iki insanın aynı yolu seçmesi değildir.
Belki kader
iki vücudun
aynı labirentin içinde
birbirini bulmasıdır.
Aşk

Kaderin Labirenti
İnsan bazen Aşk,
hayatını düz bir yol sanır.
Sabahlar gelir,
günler geçer,
ve zaman
sanki tek bir yönde ilerler.
Ama sonra
bir karşılaşma olur.
Ve bütün yollar
bir labirente dönüşür.
Ben seni tanıdığımda
bunu fark ettim.
Çünkü o günden sonra
hayatın her anı
yeni bir kapıya açılmaya başladı.
Bir bakışın
zihnimde uzun bir koridor kurdu.
Bir gülüşün
o koridorun sonunda
yanan tek bir ışık gibi.
İnsan bazen
birini sevdiğinde
yalnızca kalbi değişmez Aşk.
Düşüncesi de değişir.
Çünkü aşk
bizi olduğumuz yerde bırakmaz.
Bizi
kendi içimizin derinliklerine gönderir.
Ve ben o labirentin içinde yürürken
şunu anlıyorum:
Belki kader
iki insanın aynı yolu seçmesi değildir.
Belki kader
iki ruhun
aynı labirentin içinde
birbirini bulmasıdır.
Aşk

Varlığın İçindeki Sen
İnsan bazen Aşk,
zamanın içinde yaşamaz.
Zaman
insanın içinde yaşar.
Bir gün,
bir akşam,
sıradan bir konuşma…
Sonra o an
zihnin içinde
sonsuz bir odaya dönüşür.
Ben seni düşündüğümde
tam da böyle oluyor.
Sanki hayat
bir koridora dönüşüyor.
Kapılar var,
odalar var,
ve her odada
seninle ilgili küçük bir an.
Bir bakışın.
Bir sessizliğin.
Bir cümlenin yarıda kalışı.
Garip olan şu:
O anlar
yaşandıklarında küçüktü.
Ama şimdi
varlığımın içinde
büyüyorlar.
Sanki sen
yalnızca hayatımda değil,
benim zamanımın içinde yaşıyorsun.
Ve o zaman anlıyorum Aşk:
Aşk
iki insanın birbirini sevmesi değildir yalnız.
Aşk
bir insanın
başka bir insanı
kendi varlığının zamanına
davet etmesidir.
Ve o davet kabul edildiğinde
hayat
bir anda
sonsuz bir labirente dönüşür.
Aşk

Aşk
iki insanın birbirini sevmesi değildir yalnız.
Aşk
bir insanın
başka bir insanı
kendi varlığının zamanına
davet etmesidir.
Ve o davet kabul edildiğinde
hayat
bir anda
sonsuz bir labirente dönüşür.
Aşk

Aşk
iki insanın aynı anda yaşadığı bir duygu değildir yalnız.
Aşk
bir insanın
başka bir insanı
zamanın içinde
defalarca yeniden keşfetmesidir.
Ve her keşifte
o kişi
biraz daha güzel görünür.
Aşk

Hayat
yaşandığı gibi değil,
hatırlandığı gibi derindir.
Bir bakışın
zamanın içinde
uzun bir koridora dönüşüyor.
Bir gülüşün
o koridorun duvarlarına
ince bir ışık bırakıyor.
Aşk
bir insanın
başka bir insanı
zamanın içinde
defalarca yeniden keşfetmesidir.
Aşk

Zamanın Estetiği
Bazı anlar Aşk yaşandıkları anda
kendilerini ele vermez.
Onlar sessizdir.
Bir masa, bir akşam ışığı,
bir cümlenin ortasında duran kısa bir duraklama.
Ama zaman geçtikçe o küçük anlar
zihnin içinde değişir.
Ben seni düşündüğümde tam da böyle oluyor.
Sanki hafızam o anları yeniden kuruyor.
Daha dikkatle.
Daha zarif.
Ve o zaman fark ediyorum:
Hayat yaşandığı gibi değil, hatırlandığı gibi derindir.
Bir bakışın zamanın içinde
uzun bir koridora dönüşüyor.
Bir gülüşün o koridorun duvarlarına
ince bir ışık bırakıyor.
Ve ben o labirentin içinde yürürken
şunu anlıyorum Aşk:
Aşk iki insanın aynı anda yaşadığı bir duygu değildir yalnız.
Aşk bir insanın başka bir insanı zamanın içinde defalarca yeniden keşfetmesidir.
Ve her keşifte o kişi biraz daha güzel görünür.
Aşk

Zamanın Estetiği
Bazı anlar "Aşk"
yaşandıkları anda
kendilerini ele vermez.
Onlar sessizdir.
Bir masa,
bir akşam ışığı,
bir cümlenin ortasında duran
kısa bir duraklama.
Ama zaman geçtikçe
o küçük anlar
zihnin içinde değişir.
Ben seni düşündüğümde
tam da böyle oluyor.
Sanki hafızam
o anları yeniden kuruyor.
Daha dikkatle.
Daha zarif.

Bir bakışın zamanın içinde
uzun bir koridora dönüşüyor.
Ve o zaman fark ediyorum:
Hayat yaşandığı gibi değil,
hatırlandığı gibi derindir.

Bir bakışın zamanın içinde
uzun bir koridora dönüşüyor.
Ve o zaman fark ediyorum:
Hayat yaşandığı gibi değil,
hatırlandığı gibi derindir.

Bir gülüşün
o koridorun duvarlarına
ince bir ışık bırakıyor.
Ve ben
o labirentin içinde yürürken
şunu anlıyorum Aşk:
Aşk iki insanın
aynı anda yaşadığı
bir duygu değildir yalnız.
Aşk bir insanın
başka bir insanı
zamanın içinde defalarca
yeniden keşfetmesidir.
Ve her keşifte
o kişi
biraz daha güzel görünür.

Bir bakışın zamanın içinde
uzun bir koridora dönüşüyor.
Ve o zaman fark ediyorum:
Hayat yaşandığı gibi değil,
hatırlandığı gibi derindir.

Bir bakışın zamanın içinde
uzun bir koridora dönüşüyor.
Ve o zaman fark ediyorum:
Hayat yaşandığı gibi değil,
hatırlandığı gibi derindir.
Aşk

İnsan bazen
kendi varlığını anlamak için
yıllarca düşünür.
Sonra bir gün
başka bir insanın bakışı
bütün o düşünceleri
yeni bir yöne çevirir.
Bir gülüşü
zamanın labirentinde
açılan kapı olur.
Bir sessizliği
bedenin karanlık odalarına
bahar ışığı getirir.
Ve anlarsın,
hayat yalnızca düşünülmek için değil,
birlikte yaşanmak için vardır.
Aşk

En derin yakınlık
bazen yalnızca
birkaç santimlik sessizliktir.
Aşk

Aşk
her zaman büyük dramlar değildir.
Bazen yalnızca
iki insanın aynı anda fark ettiği
küçük bir mucizedir.
Ve o mucize
hayatı bir anda
daha yaşanır kılar.
Aşk

Sevgi bazen ağırdır:
Sözler ister,
yeminler ister,
büyük hikâyeler ister.
Ama bazen de
tam tersidir.
Hafiftir.
Birlikte yürürken
söylenmeyen bir cümle gibi.
Bir gülüşün
dünyanın bütün açıklamalarından
daha anlamlı olması gibi.
Aşk

Aşk bazen
büyük cümlelerle başlamaz.
Birinin varlığını
fazla dikkatle fark etmekle başlar.
Mesela
sen konuşurken
dudaklarının kenarında duran
o küçük gülüş.
Ben onu gördüğümde
dünya bir anlığına
fazla estetik görünüyor.
Aşk

Aşk Aşkın Şehri Ordu
Kayıt Tarihi : 15.3.2026 16:26:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!