Kamboçya’ da ölüm tarlaları gibi vücudumun derin yarıklarından kanlar akmakta. Her şeyin bittiği zaman, ölümün son anı ve kıyısındayım. Haydi benim olmayacak mısın. İçimdeki tortulaşmışlıkların bir hükmü yok. Haydi benim olmayacak mısın, cenazem kaldırılacak az sonra. Omuzlara düşen morluklarım olacak.
Sen neredesin, hangi cemre seni göstermekte, eylül’ ün hangi günü sana yakıyor bedenini. Ölüm mahkumu bir eşkiyanın bile son isteği yapılırmış. Konuşmayacak mısın. Allah’ ın aşkına konuş. İsmail’ in kuzuları için konuş, Yusuf’ un yüreği var yüreğinde hala. Ya da dur Meryem gibi sus anlıyayım.
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Devamını Oku
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta