—Gözden gözeydi…
Gözlerdeki mezalim bakışlarda gölgeler,
Duvarlardan sesler hiç kaybolmaz
Zindanlar,söküp zincirlerini
Zulmü sonsuza dek
Haksızlığı sonsuza dek
Yüzünü insana her dönüşünde
Gözden göze bakışırlar.
—Sır gibiydi…
Saklıyor olmalı nesneler,
Eşyalar, sokaklarda kaldırım taşları
Üzerinde dona kalmış
Kanlar kaybolduktan,
Gözyaşları kuruduktan sonra bile
Her yandan sır gibi fısıltıları.
—Sevgi var etmişti…
Geçmiş bir zamandan
Elden ele
Okşandıkça doğurgan
Okşandıkça ölümsüz
Güneş ve toprak
Yağmur ve bahar gibi
Sevgi, okşandıkça yeşermişti.
—Yiğitçeydi…
Vurulmuş yerde yatarken
Derin bir gülümsemeyle
Toprağa mutlu bir oyun ile uzanıp…
Ben götürmek isterdim dedi!
Ölüm meydanlarından
O Küçük ve masum bedenleri
Tanrının kucağına
Ama utanç ile
Ama mahcup…
—Habersizce idi…
Kim taşıdı bu öfkeyi
Bu mermiyi kim yaptı
Bu mermiyi usta ve çalışkan elleriyle
Bir parça ekmek için…
Dedi ki! Al öyleyse tüm bu bedenlerden…
Bu demir boncuklar senin eserin
Güzel durmuyor cansız
İnsan bedenine ördüğün
İnci boncuk kolyelerin…
—Herkes ortak idi…
Dedi ki!
Sana hayat veriyorum, Ölüm meydanları
Seslerini duymazdan gelmelerimle
Ey öfke, kin, şeytan
Adın her ne ise
Seni kendimde görüyorum,
Ve sana hayat veriyorum
Kalemimde, korkaklığımda.
Kayıt Tarihi : 18.1.2011 03:07:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ortadoğu savaşlarına adanmıştır

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!