Kızılelma'ya Yürüyüş Şiiri - Mücahit Kurnaz

Mücahit Kurnaz
47

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Kızılelma'ya Yürüyüş

Başımız ellerde, gölgeler çağırır,
Sokak lambası dalların gölgesini, yüreklere ağdırır.
Tebessüm kayıp değil, Kızılelma’dır bir iz,
Türk’ün kalbi bir atar, tarihle can bulur her söz.

Asfaltta taş değil, Orhun fısıldar sessiz,
Tekme değil, el uzat, dertler kalır nefessiz.
Alparslan’ın kılıcı, bozkırda yankılanır,
Paralel yol kesişse de, Kızılelma’ya varılır.

Neden sevgi sustu, vicdan niye körleşir?
Niçin birliğimize zincir, sahtelikle örülür?
Kürşad’ın isyanıyla setler yıkılır artık,
Türk’ün ruhu çağlasın, altın çağ coşsun artık.

Öfke değil, sevgiyle yoğrulalım yeniden,
Etten kemikten değil, tarihte bir bedenden.
Ergenekon’dan çıktık, Kızılelma ufukta,
Oğuz’un torunlarıyız, bir sevda ile yolda.

Gölgeler soruyor hâlâ: İnsan mıyız bizler?
Kalbimiz bir destan, ruhumuza özgür sözler.
Türkiye’m, Türk yurtları, her ânı yeter bize, inan ki,
Kızılelma’ya yürü, silinsin inandırılmış, her bir yalan ki

Mücahit Kurnaz
Kayıt Tarihi : 31.7.2025 11:51:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!