Yeşilin son deminde,
sonbaharın son ayındayız.
Yeşil yeşil yapraklar,
yavaş yavaş sararıyor.
Sararıp, kızıla dönüyor.
Sonbahar bitiyor.
Yeşil soluyor, ölüp gidiyor.
Kasımın sonunda,
kızıllaşıyor yeryüzü.
Bu kızıl güzde, kızıla boya saçlarını.
Ben okşayamadım, sen, ben diye okşa.
Başka mevsime kaldı
güvercinlerin kanat çırpışı.
Bir rüyayı tutar gibi
birleştir parmak uçlarını.
Terim gizlidir parmaklarında.
Avuç içinden öp ellerini.
Öpmeye doyamadığım ellerin,
kimsenin bilmediği mabedimdir.
Aynanın karşısında
saatlerce gözlerindeki ben’i izle.
Sen, gözlerime bakarken
ben, düşlerimde bile gülen
gökkuşağı gözlerine gömüldüm.
Önümüzde kara bir kış var.
Karakışta da gülsün gökkuşağı gözlerin.
Başımı omzuna dayayıp
vişne renkli akşamüstlerini
seyredememişiz, efkarım ondan.
Olsun.
Olsun Ay Işığım, olsun.
Teninin sıcaklığı bir ebetti ruhuma.
Yan yana oturup göremedik
solmuş bir yaprağın intihar edişini.
Yaprak, ağaçtan mı kaçıyordu
toprağa mı kavuşuyordu, anlayamadık.
Üşümüş ellerimizi
nefesimizle ısıtamadık.
Nefes nefese ısınmak
hayallerde kaldı Ay Işığım.
Üşümüş ellerle
martılara simit atmak gibi
bir anıyı yaşamak harcımız değilmiş.
Hayaller, hayallerin,
hayallerim, hayallerimiz,
deli divane garip hayallerimiz!
O saf, o masum,
o küçük hayallerimiz!
Kavuşacağımız günü bekleyin.
Size kavuşacağız.
Ya burada ya öte de.
Savaş Barha
Kayıt Tarihi : 7.11.2018 07:45:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!