Kızıl Elma Şiiri - Turgay Kılıç 2

Turgay Kılıç 2
36

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Kızıl Elma


Kızıl Elma

Bozkırda esen bir rüzgârdım;
Mete’yle uyandım.
Gökyüzü bize çadırdı,
Yer uçsuz bucaksız destan!
Yay germeyi bildim,
Kader germeyi öğrendi benden.
Ben yürüdükçe
Çağlar ardımdan toz oldu.
Yurdun adı Türk oldu!

Sonra Oğuz’un körüğünde yandım.
Kavmin nefesiyle uzayan
bir sızının içinden geçtim.
Ben büyüdükçe zaman dar geldi...

Ve bir gün.
Alparslan’ın duasında diz çöktü toprak.
Malazgirt’in sabahında adımlarım titremedi;
Çünkü ben yeni bir yurdun kalbine vuruyordum...

Yunus’un arayışında yumuşadı sesim;
Ben o dervişin nefesinde
Kılıcı da, öfkeyi de, gururu da sınadım.
“Ben gelmedim dava için.” diyen o gönül,
Milletimin kalbine başka bir yol açtı...

Derken Ertuğrul’un ocağında tüttü dumanım;
Bir kıvılcımın devlet olduğu anı gördüm.
At üstünde doğan bir söz vardı orada:
Adalet kadar keskin, sabır kadar ağır...

Sonra genç bir hükümdarın nefesi değdi çağa:
Fatih’le kapılar devrildi, çağlar yer değiştirdi.
Sultanlar Sultanının müjdesine erişildi.
Ne kutlu Komutan !
Ne kutlu Asker !..
Asırlar aktı, sarardı, koptu.
Ben bir çağdan ötekine savrulurken
Bazen duman oldum, bazen yalnız bir sancak.
Ama hiç tükenmedim;
Benim adım tükenmezliktir zaten...

Ve en son, çok uzak bir sabahın kapısında
Bir ışık düştü milletimin yüzüne.
Küllerimin içinden doğruldum yeniden;
Bir çift mavi göz anlattı bana geleceği.

Ben ise ilk günden beri tek istikameti fısıldıyorum:
Kızıl Elma…

Turgay Kılıç

Turgay Kılıç 2
Kayıt Tarihi : 13.1.2026 21:39:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!