Canım sıkkın.
Moralim bozuk,yaktım en fiyakalısından bir sigara ve İstanbul un karlı sokaklarına doğru üfürdüm dumanını.
İçimden şimdi dedim tam da Salacak ta olacaktım kız kulesinden bir ışık huzmesi yayılacaktı hırçın denize doğru. Seyre dalacaktım yedi tepeli şehri.Dilim de sözlerini yarım yamalak bildiğim bir Sezen şarkısı mırıldanıp sonrada sigaramdan bir nefes çekip sövmek isterdim yitip giden kaybolmuş gençliğime,bu çarpık düzenin gelmişine,geleceğine.
Yitip gidenleri düşündüm,avare gibi yürürken.Hayatımdan yıldız misali kayanları ve her şeye inat varlığımla onurlanıp beni hayatına katanları.Unutulanları anımsadım yada beni unutanları.Kısa metrajlı bir film misali geçti gözümün önünden.Ben her göz kırptığımda karlar yağdı,ayaz vurdu,don düştü yüreğime.
Sonra düşündüm.Unutmak mı zor gelir insana yoksa unutulmak mı.Hangisi harmana düşen ateş gibi yakar insanın yüreğini.Unutulmak dedim.Unutulmak yakardı sadece benim yüreğimi.Uzaklarda bir yerlerde hayal de de olsa yaşanmak bile yeterdi benim gibi iflah olmaz romantiğe.
Ben hiç bir zaman unutmadım.Ne hayatın bana armağan ettiği can kırıklıklarını,ne de yüzümü gülümseten değer verdiğim yoluma yoldaş olanları.
Kar yağıyor hala üzerime üzerime.Soğuk iliklerime kadar işledi ama bir kez bile olsun dokunmadım/almadım elime.Unutmak kar a benzer,soğuktur.,ölüm gibidir ürpertir benim düşünceme göre.Ben henüz ölmedim ki unutayım yüreğimde iz bırakan sevdiklerimi. En yakınımda olana,tanımadığım komşuma,evimde ki kedime cismen yanımda olmasa da en uzaklardaki ne selam verdiğim herkese üzerime yağan lapa lapa kar a bile selam olsun.Ama ne olursa olsun şimdi Salacakta olmak vardı.Dilimde bir Sezen şarkısı olmalıydı yarım yamalak ta olsa söylemeliydim kar a inat,İstanbul a inat.Kız kulesini seyre dalmalıydım.Hadi dedim kendine gel ve gülümse dedim ve yıllar sonra ilk kez bir kartopu yaptım fırlattım yoldan geçen birine...
İlknur TavasavKayıt Tarihi : 30.1.2012 21:05:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
En yakınımda olana,tanımadığım komşuma,evimde ki kedime cismen yanımda olmasa da en uzaklardaki ne selam verdiğim herkese üzerime yağan lapa lapa kar a bile selam olsun.

Unutmakmı unutulmak mı derseniz ben unutulmak daha zor gelir diye düşünüyorum...Bu arada cyazınızda kurgu çok güzel...
Mevsiz, kar ve boğaz...
İsteyen birisi için düşünmeye ve sorgulamaya kafidir.....
Ayrıca temadaki duygusallığıda ben boğazın güzelliği ve beyaz kar tanelerinin havadaki muhteşem dansına yoruyorum.....
Hep güzelliklerle kalın...........
Siz kar yazınca eski bir yazım geldi aklıma..selam ve de saygımla sayın Tavasay...
Rüzgâra Üşütme Onu, “O” Benim Canım Diyebilir misin?
Tekrar kar yağar mı ki,
tekrar hüzün yağar mı ki?
Kar temizleyicilerini, kar taşıyıcılarını bilir misin sen,
hüzün taşımak ne demek bilir misin, sen?
Dam saçaklarında biriken karların, donarak sivrileşmiş uçlarına, hiç korkuyla baktın mı hiç?
Hüzün taşıyıcılarının sivrilerini, burukluklarının donuşlarını gördün mü?
BENİ GÖRDÜN MÜ HÜZÜNLERDE?
Karda kışta hayvanların, tavşanların, kumruların, güvercinlerin, kurtların, kuşların nereye sığındıklarını hiç düşündün mü?
Düşündün mü, üşüyen bedenlerini nasıl ısıttıklarını? Donmamak için bedenlerini nerelere soktuklarını düşündün mü? Gördün mü?
BANA KAR NASILDIR ANLATSANA…
DONMAK NASILDIR ANLATSANA…
BENİ ANLATSANA BANA…
Bir kez ben olsana…
Bana hüznü… Donmayı…
BAKIŞLARI ZAVALLILAŞTIRARAK HÜZÜNDE DONMAYI ANLATSANA…
Bana sığınacağım yeri göstersene…
Sığınakları anlatsana bana…
Mustafa yılmaz
ant+10
TÜM YORUMLAR (6)