Çattığın ateşlere sürüldüm
Acılara ilmek attım gece gündüz
Bütün öznelerini,okuduğum şiirlerin
Seninle yaşadığım bütün dehlizleri unuttum
Kasırgaların yakıp yıktığı enlem ve boylamlarda
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Devamını Oku
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim




Galiba öyle derdi öğretmenlerimden biri..:
'Zor soru, en kolay sorudur..'
Say ki çözmedin.. Bir daha çıksa karşına, soru senden utanırdı..
İşte bu nedenle 'kolay gibi' gelebilir sorular.. Çeldirmeceleri düşünmek aklımıza uğramayabilir..
Ondan bu karmaşa..
'Beni sevdiğinden emin misin?'
Hayırsa cevap, kıyabilirsin...
Bu da benim akıl işte.. Kutlarım Kardeşim..
Okudum, tekrar başa döne döne. Sora: 'doğru söylüyor şair' dedim nasıl denizin, dağın hatta cansız bir kumaşın bile bir kıyısı varsa insanın da olmalı... 'BENİN' diyebileceği. ' Hani tıpkı:
'Orda bir köy var uzakta' diyen şairin dediği gibi. Görmesek de, gelmese de,gitmesek de bizim diyebileceğimiz. Uzaktan uzağa birlikte gülüp, ağlayabileceğimiz, duygularımız paylaşabileceğimiz.
İŞTE O SESSİZLİK VAR YA O SESSİZLİK, KAHREDER İNSANI. SANKİ ÖLÜMDEN BETER.
Hep demişimdir ve yineliyorum işte bir kez daha:Bu tarz şiirler kaleminize çok yakışıyor öğretmenim. Kutluyorum içtenlikle. Nicelerine...
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta