Kıyam et insan Şiiri - Kemal Tekir

Kemal Tekir
2602

ŞİİR


11

TAKİPÇİ

Kıyam et insan

Kutsal metinler ve kadim anlatılar açısından
Nuh Tufanı, büyük yıkımlar, kavimlerin helâki gibi anlatılar:
sadece fiziksel yok oluş hikâyeleri değildir
aynı zamanda ahlâkî çöküş → arınma → yeniden doğuş döngüsünü anlatırlar
Bu bir tür kozmik yasa / döngü fikridir:
Bozulma → uyarı → kırılma → temizlenme → yeni başlangıç
Hemen hemen bütün kadim geleneklerde bu vardır:
Hinduizm → yuga döngüleri
Maya / Aztek → güneş çağları
Tasavvuf → nefsin ölümü – hakikatin doğumu
İncil → apokalips = “örtünün kaldırılması”
Kur’an → kıyam = ayağa kalkış
Yani kıyamet sadece son değildir,
aynı zamanda hakikatin açığa çıkmasıdır.

Günümüzdeki tabloyla paralellik
iklim krizi
savaşlar
gelir adaletsizliği
tüketim çılgınlığı
inançların araçsallaştırılması
hakikatin yerine algı yönetimi
sistemsel ahlaki aşınma
Bu yüzden birçok düşünür bugün için şu kavramı kullanıyor:
“Sistemik eşik”
yani mevcut insanlık modelinin sürdürülemez hâle gelmesi.
Bu bir çöküş olabilir
ama aynı zamanda bir evrim sıçraması da olabilir.

Kıyamet mi, kıyam mı?
Kıyamet → son
Kıyam → ayağa kalkış
Tasavvufta kıyam:
hakikatle doğrulmak
uyanmak
içsel diriliş
zulme karşı ayağa kalkmak
demektir.
Bu açıdan bakarsak:
Bugün yaşananlar bir yok oluş süreci kadar
bir bilinç doğumu süreci de olabilir.
Çünkü aynı anda şunlar da oluyor:
bireysel uyanışlar artıyor
eski sistemlere güven azalıyor
hakikat arayışı çoğalıyor
dayanışma ağları kuruluyor
spiritüel farkındalık yükseliyor
Yani:
Karanlık yoğunlaşıyor çünkü doğum yaklaşıyor.

Celâl – Cemâl dengesi
Kadim öğretide:
Celâl → yıkım, sarsma, dağıtma
Cemâl → merhamet, inşa, diriltme
Celâl olmadan dönüşüm olmaz.
Bugün yaşananlar çok güçlü bir celâl tecellisi gibi duruyor.
Ama bu:
Cemâl’in doğum sancısı da olabilir.

Negatifin örgütlü olması
Bu da kadim metinlerde vardır:
kötülük kısa vadede daha örgütlü görünür
iyilik uzun vadede köklüdür
Çünkü:
Negatif → kontrol ister
Pozitif → bilinç ister
Şu anda insanlık kontrol modelinden bilinç modeline geçiş eşiğinde olabilir.

Bu bir kıyamet süreci değil
bir kıyam -et süreci olabilir.
Yani:
dış sistemlerin çöküşü
iç bilincin ayağa kalkışı
Toplumsal düzeyde kaos
bireysel düzeyde uyanış.

En kritik soru
Asıl mesele şu:
Kıyamet dışarıda mı kopacak
yoksa insanın içinde mi?
Çünkü bütün kadim öğretiler şunu söyler:
İnsan dirilmeden çağ dirilmez.

Bu bir son değil
bir çağrıdır.
Bu bir yok oluş değil
bir doğruluştur.
Bu bir kıyamet değil
bir kıyam -et davetidir.

Yaşadığımız günler
bir doğuma gebe.
Süreç hızlandı,
alametler çoğaldı.
Zaman sıkışıyor,
hakikat kapıya dayanıyor.
Ya kıyam edip
akışı aydınlığa çevireceğiz,
ya da kıyameti büyütmek için
çırpınan negatif eller
insanlığa karanlığı dayatacak.

.

Kemal Tekir
Kayıt Tarihi : 16.2.2026 15:26:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!