KIVI 71 – Duriye’nin Sofrası
Duriye sabah erkenden kalktı. Göksu’nun kıyısında, turkuaz gölün buğusuyla ellerini ovuşturdu. Evin önünden geçen Akmanastır yoluna bir göz attı—henüz kimsecikler yoktu. Ama o, her sabah gibi bir çay demledi, bir de mercimek tavası koydu fırına. Çünkü o tava, sadece yemek değil—bir halkın sabrıyla pişen anlatıydı.
Tayfur uyanmadan, Yeliz pencereyi açmadan, Fatma saçını taramadan sofra kurulmalıydı. Çünkü bu evde sofra, sadece karın doyurmazdı— bir halkın gövdesine yazılmış birlik duasıydı.
Sen Deniz Feneri
Hüzünlü bir kış günü başladı yolculuğun
Çocukluğun yıkık kentlerde
Ve kesme kaya caddeli ahşap evlerde geçti.
Okuma yazmayı öğrendiğin
Gazetelerdeki terör sayfaları
Devamını Oku
Hüzünlü bir kış günü başladı yolculuğun
Çocukluğun yıkık kentlerde
Ve kesme kaya caddeli ahşap evlerde geçti.
Okuma yazmayı öğrendiğin
Gazetelerdeki terör sayfaları




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta