Bölüm 56: Don Ağacının İlk Fırtınası – Gölgeyi Korumak, Hafızayı Savunmak
O yaz, yaylaya ilk kez fırtına indi. Ama bu fırtına, yalnızca gökyüzünden değil—toprağın içinden de koptu.
Don Ağacı eğildi. Yaprağı yoktu ama gölgesi titredi. Kadınlar toplandı. Çünkü o gölge, yalnızca bir ağacın değil—bir halkın hatırasının siperiydi.
Rüzgâr donu savurdu. İpi gergindi, ama çift düğüm çözülmedi. Çünkü o düğüm, bir kadının alnına atılmış bir niyetti.
Ben bu gurbet ile düştüm düşeli,
Her gün biraz daha süzülmekteyim.
Her gece, içinde mermer döşeli,
Bir soğuk yatakta büzülmekteyim.
Böylece bir lâhza kaldığım zaman,
Geceyi koynuma aldığım zaman,
Devamını Oku
Her gün biraz daha süzülmekteyim.
Her gece, içinde mermer döşeli,
Bir soğuk yatakta büzülmekteyim.
Böylece bir lâhza kaldığım zaman,
Geceyi koynuma aldığım zaman,




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta