lüm 45: Göçten Sonra İlk Akşam – Taşın Üstünde Kuruyan Ayaklar
Köye varıldı. Ama yol bitmedi. Çünkü kadınların ayakları hâlâ taşın hafızasında yürüyordu.
O akşam, herkes evine çekildi. Ama kadınlar, ayaklarını yıkamadı. Çünkü o toz, bir yolun değil—bir direnişin iziydi.
Sekili Nine, sayvanttan getirdiği bohçayı açtı. İçinden küflü tarhana çıktı. Ama kimse burun kıvırmadı. Çünkü o küf, bir mevsimin değil—bir ömrün kaydıydı.
İçerden çıkacak birazdan adam
Yılların tortusu çökmüş yüzüne
Alnını güneşe serecek adam
Uykusuz ranzalar suskun voltalar
Geride kalacak ve ah hüzünle
Bir gül gibi savrulup gülecek adam
Devamını Oku
Yılların tortusu çökmüş yüzüne
Alnını güneşe serecek adam
Uykusuz ranzalar suskun voltalar
Geride kalacak ve ah hüzünle
Bir gül gibi savrulup gülecek adam




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta