lüm 41: Göç Yolu – Beş Saatlik Sessizlikte Taşınan Kadınlık
Yayladan köye dönüş, bir yolculuk değil—bir vedadır. Beş saatlik yürüyüş, sadece mesafe değil, bir kadının bedeninden taşınan hafızadır.
Kadınlar sabah erkenden çıkar. Sırtlarında çocuk, ellerinde helke, gölgelerinde sayvantın kokusu. Ama en çok da taşın, yelin, susuzluğun içinden geçmiş bir sabır.
Yol boyunca konuşulmaz. Çünkü bu yol, sözle değil, ayakla anlatılır. Her adımda bir hatıra, her taşta bir sancı.
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta