Bölüm 38: Ardıç Kabuğunun Altında – Taşların Dile Geldiği Gece
O gece yaylada rüzgâr yoktu. Ama taşlar konuşuyordu. Çünkü bir kadın, taşın üstüne bedenini değil—suskunluğunu yatırmıştı.
Sayvantın içi karanlıktı. Üstü adır yarma, pardı pardı örtülü, yalıtımı ardıç kabuğu. Ama içi… bir kadının iç sesiyle aydınlıktı.
Taşın soğuğu, onun sırtına değil, geçmişine değdi. Ve o an, taş çatladı. İçinden bir ses çıktı:
Ne kadınlar sevdim zaten yoktular
Yağmur giyerlerdi sonbaharla bir
Azıcık okşasam sanki çocuktular
Biraksam korkudan gözleri sislenir.
Ne kadınlar gördüm zaten yoktular
Devamını Oku
Yağmur giyerlerdi sonbaharla bir
Azıcık okşasam sanki çocuktular
Biraksam korkudan gözleri sislenir.
Ne kadınlar gördüm zaten yoktular




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta