Bölüm 37: Sayvantta İlk Gece – Taşın Üstünde Dirilen Kadın
Yayla gecesi… Gökyüzü yıldız değil, nefesle doluydu. Ve o gece, sayvantın taş duvarları arasında bir kadın, bedenini değil—varlığını uzattı taşa.
Taş buz gibiydi. Ama onun sırtı, karpuz gibi çatlamış bir yazın içinden geçmişti. Yayla yeli püpür püfür eserken, ne bir kapı vardı ne pencere. Ama doğa, onun tenine dua gibi dokunuyordu.
Oksijen öyle yoğundu ki, nefes almak değil, yaşamak bile fazlaydı. Ve o an, ne erkek gerekirdi, ne başka bir sıcaklık. Çünkü yel, onun kuşunu okşuyordu.
Sen Deniz Feneri
Hüzünlü bir kış günü başladı yolculuğun
Çocukluğun yıkık kentlerde
Ve kesme kaya caddeli ahşap evlerde geçti.
Okuma yazmayı öğrendiğin
Gazetelerdeki terör sayfaları
Devamını Oku
Hüzünlü bir kış günü başladı yolculuğun
Çocukluğun yıkık kentlerde
Ve kesme kaya caddeli ahşap evlerde geçti.
Okuma yazmayı öğrendiğin
Gazetelerdeki terör sayfaları




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta