Bölüm 37: Sayvantta İlk Gece – Taşın Üstünde Dirilen Kadın
Yayla gecesi… Gökyüzü yıldız değil, nefesle doluydu. Ve o gece, sayvantın taş duvarları arasında bir kadın, bedenini değil—varlığını uzattı taşa.
Taş buz gibiydi. Ama onun sırtı, karpuz gibi çatlamış bir yazın içinden geçmişti. Yayla yeli püpür püfür eserken, ne bir kapı vardı ne pencere. Ama doğa, onun tenine dua gibi dokunuyordu.
Oksijen öyle yoğundu ki, nefes almak değil, yaşamak bile fazlaydı. Ve o an, ne erkek gerekirdi, ne başka bir sıcaklık. Çünkü yel, onun kuşunu okşuyordu.
Ben bu gurbet ile düştüm düşeli,
Her gün biraz daha süzülmekteyim.
Her gece, içinde mermer döşeli,
Bir soğuk yatakta büzülmekteyim.
Böylece bir lâhza kaldığım zaman,
Geceyi koynuma aldığım zaman,
Devamını Oku
Her gün biraz daha süzülmekteyim.
Her gece, içinde mermer döşeli,
Bir soğuk yatakta büzülmekteyim.
Böylece bir lâhza kaldığım zaman,
Geceyi koynuma aldığım zaman,




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta