ölüm 1: Ceket Asılsa Yeter
Kasabanın adı bile unutulmuştu artık. Ama herkes bilirdi: TSİP’in 1964’te %98 oy aldığı, ceketin bile seçimi kazandığı yerdi burası.
Ve o ceket, bu kez bir kel çobanın sırtındaydı.
🧺 Bölüm 2: Keş Ekmek ve Kürekte Sepet
Kel Çoban’ın evi yoktu, ama her sabah 20-30 keçisiyle dağın göğsüne göç ederdi. Azığı: sadece keş ekmek. Evde arada bir bulgur pilavı, meyve, sebze, çay, kola? Yoktu. Ama eksik de değildi.
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta