KIVI 117 – “Torosların Eteğinde, Wi-Fi’siz Bir Direniş”
Ne modem vardı, ne bildirim sesi. Sadece rüzgâr, çam kokusu, ve dut yaprağının gölgesi.
Fadime, elinde süzme yoğurt, Zühre, göğsünde güneş lekesiyle çamaşır seriyordu. Memo, cep telefonu yerine kaval taşıyordu.
Köy meydanında ne basın vardı, ne sansasyon. Sadece Kör Kemal’in gözleriyle okunan bir roman, bir çığlık:
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta