KIVI 116 – “Kahveci İrbağam’ın Taş Duvarlı Kütüphanesi”
Kahve taş duvardı. Altı ahır, üstü ev, en üstü—devrim. İrbağam, geleni gülüşle karşılardı. Bakıştan anlardı:
“Sen iki şekerli, sen demli, sen de dut lekeli çay istersin.”
Ama o gün, Kör Kemal geldi. Köyün en sessizi, en çok düşüneni. Kahvenin ortasına dikildi, ve ilk kez konuştu:
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta