Göğostos sıcağında, çam ormanının gölgesinden kırlangıç sesi eksik olmazdı. Kadınlar pelitlerin dibinde ekin biçerdi—ellik şıngırdar, genç kızlar oğlanlara bakar, terin biri boşalır, biri dolar.
Tam ahengin zirvesinde Gadime birden yere çöktü. Kızlar başına çullandı:
“Bu hamile galmış gız!” Pelidin dibine götürdüler, biri su bahanesiyle güğümü kaptı, çayıra koştu.
Orada buganra otunun dibinden bir ardıç kabuğu soydu, sütyeninin altına sakladı. Koşarken sütyen düştü, rüzgâr aldı, uçurdu— Memo’nun başına kondu.
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta