Kitlesel yığınların, salça kutularına tıkıştırılır gibi tıka basa doldurduğu yüzeysel meydanlardayız.
Soluk borumuzun buğularıyla nemlenen hissiz ve nasipsiz konuşma balonları savura savura ilerlerken, elimize uzanacak sıcacık bir elin, kütlemizi yakıp kül etmesinden korkuyoruz.
Bir tanıdığa rastlama ihtimaliyle ürken bakışlarımızı, sisler ülkesinin ardındaki buz dağına saplama telaşındayız.
Hiçbirimizin aşinası olmadığı, her birimizden oluşan herkes, sosyal ilişkiler ağını geçip, köşe başlarının kaygan dönemeçlerinden sapıp, kendi hür hülyalarına ulaştıracağını umduğu fert sokağının izbe labirentlerine bir an önce atılma hevesinde.
Aşk mıydı o, aşkımsı bir şey miydi
Neydi çekip kendine, beni bağlayan
Kanatan dudağımı, tenimi dağlayan
Elleri ta içimde o dev miydi
Devamını Oku
Neydi çekip kendine, beni bağlayan
Kanatan dudağımı, tenimi dağlayan
Elleri ta içimde o dev miydi




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta