Eserine uzun uzun bakıyor gözden geçiriyor ancak onu rahatsız eden şeyin ne olduğunu bulamıyordu. Yerinden hızla kalktı kapının önündeki kolona eserini astı bir iki adım uzaklaştı, yüzü ciddi bir hal aldı göz bebekleri büyüdü ve beklemeye başladı. Bu sorun ciddiyetini o kadar hissettiriyordu ki hiç birimiz ses çıkarmıyor yalnızca ona bu sessizlik ile eşlik ediyorduk.
Sonunda döndü
-Buldum! dedi.
Yaptığı o muhteşem saatin saniye çubuğu belli bir yerde takılıyor ve ilerlemeyi yavaşlatıyordu.
Oldukça gösterişli ve el emeği olan bu eser kusur kabul edemezdi. Mükemmeliyetçi kişiliği onu sarıp sarmalıyor en ufak bir pürüz canını sıkıyordu.
...
Çocukluk, o derin ırmak çağrısı
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Devamını Oku
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta