Yansımaz, alabildiğine gider sesimin çağrısı,
Sesimin çarpacağı ne bir beden ne bir duvar..
Çizmiş kaderini, ok gibi fırlayıp dudaklarımdan;
Kırmızı dudaklarım sonsuz bir boşluğa bakar.
Önce yağdı, üşüyen ve titreyen yokluğunun üzerine,
Tanrının katından savrulup uçuşarak geldiler.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Dünya döndükçe savrulsun yüreğim, bana kalmasın,
Ne kimsesiz sözler, ne de gözüm yaşı kalmasın.
Gelen kış, teslim ol ruhum, yazı dilenme gayrı,
Baştan aşağı bembeyaz, kapındaki yas benim, açmayasın
*****
karın beyazlığına
saflığına teslim olmak
sevgiye teslim olmak gibi
saygılar
faruk
Bne de kış çocuğuyum ama pek de sevmiyourm kışı ne yalan söylüyüyüm .Hatta sizin kışını beni burda üşüttü inanın okurken .Terbikler bu güzel şiire
Saygılarımla Serkan ÖZTÜRK
Dünya döndükçe savrulsun yüreğim, bana kalmasın,
Ne kimsesiz sözler, ne de gözüm yaşı kalmasın.
İç alemde kışı yaşamak, dünyada yaşamakla aynı değil galiba.
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta