Dün yine düşlerin vardı penceremde,
önündeki saksıda güneş vurdukça
ışıldıyordu narin narin.
Her kavgada bir düş dökülüyordu toprağına,
sanki seninle birlikte büyüyordu.
Bıçak sırtında geziniyorum etrafında,
"he" desem tüm saksılar kaybolacak.
Mevsimlerden kış...
Bir başka olur bizim orada.
Hava soğuktur belki,
ama üşüme bilmez bizde kimse.
Doğal bir sevgi sarar insanı,
en çok da kış aylarında.
Kolu komşu gelir,
akşamları evlerde koyu sohbet başlar.
Tüm lezzetler orada pişer,
samimi duruşlar,
masumiyet karnesi yayar ortama.
Sözcükler yavaş yavaş işler içine,
kelimeler nakış nakış dokur seni.
Ve sen,
orada bulursun efendiliği,
saflığı,
yaşam mücadelesini...
saygıyı, sevgiyi.
Benim de saflığım orada başlar,
Elif...harfi
bir kış akşamı sohbetinde.
Bazen bir soba çıtırtısında bulurum seni,
duman gibi usulca yükselirsin içime.
Her kıvılcık bir hatıra,
her hatıra seninle ısınır.
Annem çay demledikçe
dudaklarımda adın buğulanır,
Elif...harfi
çayın demi gibi süzülür
sabrın, sevdan, sessizliğin.
Bir çocuğun kar topuna gülüşünde,
bir ihtiyarın battaniyesinde gizlenmiş
duaların içinde gezinir adın.
Sen geldikçe,
üşüme nedir unutur evim,
unutur kalbim kırgınlığını.
Kayıt Tarihi : 5.2.2026 23:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!