kırmızı saçları var bugünün
saçlarının rengi dün
düne kan dökülmüş
duydum ki birileri ölmüş
..
Seni Görünce Artmakta Kalbimin Hızı
Sen Gidersen Rengini Ezberlerim Şarabın
Neydi Rengin Şarap Hatırladım Kırmızı
Gül Kırmızı Şarap Kırmızı Dudağın Kırmızı
Söylediğin Her şey Dudağından Kalbime Söylenmiş Bir Şarkı
Ben Seviyorum derken Senin Sevmiyorum Demen Şarkısını En Acı yanı
Bitmez Dert Bitmez Sevgi Gelmez Bu Güzel Şarabın Sonu
..
kızıl bir göl düşledim
bir de seni
kırmızı bir göl kadar
imkansızdın oysa
ama hayal etmek güzel
bir o kadar da kırıcı
ve yıkıcı olsa da
..
Çoğu zaman,
Sabah çok erken kalkarım.
Elimi, yüzümü yıkar
Evimin sokağa bakan pencere yanına oturur,
Yeni başlamakta olan güne,
Merhaba derim…
Gönlüm mutlulukla dolup taşar.
..
Bir güneş doğmuştu gecelerin ortasından
Ne hüzünün sisleri kalmıştı dünyamı saran
Nede umutsuzluğu kırbaçlıyan dertlerim
Belli başlı renkler kalmıştı geriye sadece
Yeşil, kırmızı,pembe ve asi mavi
Yeşil gözleriydi kırmızı sevgi tomurcukları
Pembe mutluluklardı,mavi ise derin umutlar
..
Güneş doğmaz aslında,yalan söyler ufuklar,
Gecenin batışıdır o kırmızı şafaklar..
..
yürüyorum adım adım geceye, ceplerimde dünden kalan sözcükler dilimde edilmemiş yeminlerim var... üstüne örtüyorum sessizliği sensizliğimin üstüne, yüreğimin kaldırımlarını aydınlatan sokak lambaları bir bir sönüyor, çocukken uçurduğumuz uçurtmalar şimdi üstüme gölge oluyor, hani mavi bilyelerim vardı ya şimdi simsiyah ve her biri bedenime saplanan birer mermi çekirdeği, uyurken annelerimizin anlattığı masallarda kayboluyorum, bir varmış bir yokmuşla başlayan, kaybolduğum ormanlarda ne kırmızı başlıklı kızlar yerine üzerime yürüyen kurtlar var, unuttuğum ninniler fısıldanıyor şimdilerde genç kızların dillerinde. pamuk misali elleriyle dokunuyor şakaklarıma yaşlı bir kadın, dudağında hiç duymadığım dualar, camiden çıkan bir amca bastonuyla kırıveriyor putlaşan nefis hilelerini, yeni okula başlayan bir çocuğun beslenme çantasına koyuyorlar küllenmiş hatıralarımı, mavi önlüklü çocukların kaybolduğu okullarda siyah örtülü düşler görüyorum, gittiğim hekimlerden seni soruyorum gözlerime sürmek için, uyanmak için uyanamadığım dünyamdan, tedayülden kalkalı çok oldu diyorlar ben bir benzerini istemiyorum... tarihi geçmiş olsada zehrine razıyım ben seni diliyorum...
..
Sen beni hiç sevmedin ki.. Anlamsızdı aslında bütün bakışların, Yalandan başka bir anlamı yoktu.. Sen beni hiç sevmedin ki.. Sevmiş olsaydın eğer, sahipsiz kalmazdi kırmızı güller; solmazdı sensizlikle birlikte.. Aslında hiç sevmediğin gidişinden anlaşılıyordu.. Koşar adım gibiydin mesela.. Sanki yangından kaçar gibi.. Evet yangın, çünkü; benim sevgim seni yakacak kadar büyüktü.. ve sen, sevemedin; taşıyamayacağın bu büyük sevgiyi.. Sen beni hiç sevmedin ki...
..
arsız bi arayış içinde.. yıllar sonra buldum içimi, bir ölü fikirde. sen de..sende; ne yalnız mış zaman, tatsız mış meydan larca arayış, boş muş.o ysa.. hangi harfe batsa dilim sana dolanıyor artık. ah nilgün nasıl girdin kanıma. ölü bir dünya doğurdu dışım. şimdi, dışım sancımakta. dışı nda kaldım kendimin. nasıl oradan tuttuysan elimi.. aşık oldum (kırmızı kahverengi) siyahına harflerinin.. gölgenle aydınlandı güneşim. siyahım sen gibi.. karardım
..
Koseli bakislarinda yakaladim zamani,tutarcasina ve olurcesine yiktim saatleri,murad almamis kirmizi gullerden renkli bir hayal kurdum sevda adina...yanmak ve yasamak ikisindende kactim,israrli bakislardan suzulen tek bir damla yas ele gecirdi yine tufanli bakislari...
Ifadeler neye yararki simdi salina salina gezinen hircin hayatin kiyilarinda,yalansiz derin bir geceye merhaba...
..
Güller kırmızı,
Karanfiller kırmızı.
Ya ondaki dudak?
Kıpkırmızı! ..
Yıllarca sevdim,
Koştum peşinden.
Ne çare!
..
YOK OLDU
Güllerim vardı kırmızı kırmızı
Bir gün sulamadım soldu
..
Yeşil gözkapakları
Arasında parlak bir kırmızı
Sana bakar
Gözkapaklarında çig
Pırlanta
Parlarken göz kırpar
Dalındaki kırmızı
..
Kalıntı! ..
Seninle doğdum
Seninle kurtuldum
7 Ağustosum...
Mor kırmızı akşamların
Ve mor kırmızı şafakların
..
Dudakların
İki yudum
Kırmızı şaraptır
Beni sarhoş eden
Kana kana içtiğim
..
Kursunlu bir gecede dogmusum ben,
Alin yazim mayindanmis,
gözlerim nefretten.
Ne zaman kipirtilar baslasa
Kalbimin en kuytu bir kösesinden,
Silahlar dayanir alnimin tam ortasina
… Kirmizi bir gül oldu
..
Öfkemi dindirecek bir şeymiş gibi kapatıp radyoyu en yüksek sesimle çalınmaya başlanan türküyü söylemeye, içine girercesine, hem de içime sokarcasına söylemeye başlamışım. Başkasının eli uzanıp ses düğmesini kapatmış ve bir diğer başkası da türküye başlamış ve durup tüm dikkatimle izlemişim kadar net olarak hatırlıyorum yaptıklarımı. Üstelik tüketmek istercesine türküyü hınçla ve tüketircesine sesimi bağırarak başlıyorum. Dinlemiyorum ama sesimi, dinlersem söylemekten vazgeçeceğimi çok iyi biliyorum.
'Ağlama yar ağlama anam
Mavi yazma bağlama
Mavi yazma tez solar anam
Ciğerimi dağlama.'
..
şiir yazmak kolay
kolay olmasına da
bir de unutmasam
kırmızı ışıkta beklerken
mırıldandığım dizeleri
yeşil ışıkta geçerken
birisi kırmızıda beklerken
..
Sadece onların hikayeleridir anlatılan
Ki erken, çok erken büyüyenlerdi onlar….
Erken büyüyenlerden, ama asla omuzlarını düşürmeyenlerdendi
Babasına sorardı hep, ne zaman bana bisiklet alacaksın, diye
Kırmızı kar yağınca,derdi babası
Ya da balık kavağa çıkacak….
..
Örgülü saçlı bebeğiyle gelmişti
Bense,kırmızı oyuncak arabamla.
Oyunlar oynadık,
Üçüncüsü olmayan.
Sonra sıkıldık oyunlarımızdan.
Hayallerimize sürdük;
Kırmızı oyuncak arabayı.
..



