Sonbahar yüzlü bir palyaçonun düşleri süzüyor kalemimden, cesaretinin sayfalarına doğru. Üstü kırmızı anılarını topla ve sor ona, ‘peki ya umut? ’.
..
Gül rengin neden kırmızı,dedi alev,dir,Alev,mi sardı dudaklarını,dedi aşk,tandır,Aşk,a açarmısın gonca gonca,Dedi ömrümce,Gül... gülseren,ler gördünmü bağın,da,Dedi,ki Gülseren bağrında yanandır
..
Bir çift kırmızı ayakkabı
Vitrin camlarının ardından bakarcasına
Uzaktan uzağa öyle bir bağ ki bu
Sanki gözlerinden o camlara hasret akarcasına
Ellerinin arasına bırakılan bir hediye paketi
Bir çift kırmızı ayakkabı paketi açtığında
Hasretler mutluluğa yetişemez derler
..
Hayatta bazen beklemek
Kırmızı ışıkta beklemek gibidir
Hayatta her daim ilerlemek
Sürekli yeşil ışıkta ilerlemek gibidir
Hayatta bazen temkinli olmaksa
Sarı ışıkta dikkatli olmak gibidir
Kırmızı ışıkta durmasını,beklemesini bilen
..
Sarmışlar etrafını yabancı otlar
İt tırnağı,hardallar,daha neler neler
Neydi yüzündeki bu acı tebessümler
Ah kırmızı gelincik...ah...
Asla koparmalara kıyamaz seni,bu nasırlı eller...
Senin yerin orası mıydı,herkes hoyratça bakıyordu süzülmelerine
..
Kırmızı'ya Veda
Senin ismini yazmak
İsterim,
Göğün maviliklerine,
Eşsiz güzelliğine bir vurgu…
Çoğu kere geçip giden anılardan hafızamda kalan,
..
Bayram günü görüverdim sunayı,
Işık doldu, koca evin hanayı,
Yar eline yaka koymuş kınayı,
Parmakları, ayaları kırmızı.
Tel tel olmuş, elde uçar saçları;
Sağa, sola ışık saçar saçları.
..
dünya kaç kez yıkıldı üzerime, kaç kez altında kaldım. dipsiz kuyuları sarsan monolog cümlelerle boşuna değildi çırpınışlarım. kaybolduğum felsefe bozuntularında kendimi kurşuna dizdim ve bir intihar dönemecinden yeniden başladı hayat.
“bilincin gereğinden fazlası hastalıktır hem de tam anlamıyla bir hastalık” diyen dostoyevski’yle şizofreniyi oynadım. kimi zaman karamazov oldum; alyoşa kadar masum, ivan kadar bulanık, dimitri gibi serkeş, pavloviç gibi kösnü düşüncelerle küstahça keşmekeş bir yaşam sürdüm.
kördüğüm
raskolnikov’ca suçlar işleniyorken her sabah, her akşam “yeraltı-ndan notlar” düşüyor manşetlere. dostoyevski’yi intihar ettiler, yaşamak suç oldu, cezaları paraya çevirttiler kapitalistçe.
..
Mazide bir cicek olmak - güzel ama zor olsa gerek!
Hatirlarmisin en son gözlerinde gözlerimi gördügümde, sana mazimde bir cicek oldugunu anlatmistim, soluksuz solmayan bir cicek.
Kanimdan akasi kirmizi bir tek sarmasik...
Ve hatirlarsin sana o cicegi söküp attigimi anlatmistim o son muhabbette.
Hic hissettinmi - düsündünmü o cicegi?
Biliyormusun? Kirmizi bir cicek mekanindan koparilmis bir halde odamin bir kösesinde durmakta.
Solmus ama ebruli gibisinden.
..
Bir gül düşünün kırmızı
İçimde buruk bir acı, bir hüzün
Gördüğüm her gül, seni
Hatırladıkça o günleri dayanamam ağlarım
Dayanamam sensiz geçen günlere
İçimde buruk bir acı, bir hüzün
..
zamansızlıklar zamanında yaşamak
alabildiğince,uçsuz bucaksız
duyumsayarak...
ama zaman seni benden hızlı çalıyor
içim gelincik kırmızısı gibi
kan kırmızı
''can'' kırmızı...
..
Kırmızı gelincikler
Beyaz tarlaların içinde
Geçilmez
Tırmanılmaz sarp kayalar
Gah atlılar gah yaya
Sıralanmış geçit vermeyen yola
..
Kırmızı akşam üstlerinde
Gözümde yaşanmışlıkların mutluluğu
Kaybedilmiş uçurtmaların hüznü
Bu kısır döngüde
Alırım her nefesi,her anı...
Özlemlerim özüme bina kurdu
..
ROMANTİZMİN YENİDEN KEŞFİ
"saymadım. bu bilmem kaçıncısı olacak bu vişne tadını alışımın
bir kar yağacak, bir göle bakıp hisleneceğim
gece geç vakit acele acele bir şiir bulup unutacağım
böyle olacak romantizmi yeniden keşfim, böyle olacak vişnenin tadı..."
..
Sayısız bedenlere girip çıktı ölüm
Bağdat kan kırmızı tarih çalınırken
Çocukların açlık elası gözlerinde vuruldu insanlık
Bağdat kan kırmızı ırzına geçilmiş
Gidip akraba olamadık insanlara
Kentin ağır ışıkları altında paramparça olamadık
Bir dil o gece tüm korku sözcüklerini
Orada olamadığımız için fısıldadı Bağdatlılara
Bağdat kan kırmızı asker yeşili postal siyahı
Ölürsek bir gün
Tüm yollar yine oraya çıkıyor olsun
Bağdat güvercin beyazı
Bağdat insan gülücüklü olsun...
..
Her eylul
Bir kirmizi yaprak tanesi
Yuregimden yere duser
Yere duser savrulur,
Savrulur bilinmezlere
..
Bir çift bakış,
İki damla gözyaşı..!
Karlar üzerinde,kanadı kırık bir kuş..!
Ve bir demet kırmızı karanfil..!
Damla,damla akıyorum,
Bembeyaz karlar üzerine..!
Hayatımın tablosunu çiziyorum,
..
Mavi giyerdi mesela, sabah olsun diye sabirsizca bekler, perdelerini günün ışıklarıyla birlikte açardı.Baş örtüsü sarıydı, güneşi temsil ederdi o ve çiçekleri kırmızı turuncu mavi...Yeryüzü adeta onun aynada ki suretini andirirdi...Mevsimlerden yazdı...Bulutlar ortünce maviliği, güneşin sarısı kara bulutların ardında kaldı..Bir siyah kadifeydi gökyüzü...Aynada ki siyahlığın bir yansıması..Hani belki de cürümlerinin karası..Yoksa olabilir mi bir sonbahar hatırası...Aslında hiç kimse bir kimse değil.. Kimsenin yok bir aynası...Herkesin gizlenip durduğu sadece dev aynası.
..
Akşam oldu
Kırmızı güller gülüş,de
Soldu sarardı sarı güller
Seni görünce
Beyaz güller,di
Takıldı gelin,liğine
..
Acı kırmızı bir gül goncası olmuştu dudağının kenarında.Yağmurlu bir Temmuz akşamı tüm aşklardan sürgün edilmişti.
Kaçtı...Sığınabileceği en son sokağa.Yangınlar çıkıyordu yüreğinde ve yaz yağmurları söndüremiyordu bu yangınları.
Bu şehir çoktan kaybetmişti kendini.
Çingene fallarında kısa çıkıyordu hayat çizgisi hep.
Kaçtı...Hayallerinden, di li geçmiş zamanlardan, sandığına gizlediği tüm fotoğraflardan kaçtı.
Dizlerinin üzerine yığıldı en sonunda yabancı.
Acı kırmızı bir gül goncası olmuştu dudağının kenarında.
..



