Dünyaya gözlerini açmak değil midir yaşamak, gözlere gönüllere yürek olmak değil midir var olmak, dalga olup sahillerde rüzgârla konuşmak, uyurken üstümüze çektiğimiz yorgan değil mi sevda, kırmızı güllerin tomurcuklanması, papatyaların yıldızları gözlerine getirmesi, bir şarkı değil mi yaşamak, dilsiz sevgi değil mi aşk, güzelliğinle, şirinliğinle, duruşunla, çekilen çileleri gözlerinden döküp, dimdik durmak değil mi melek gibi, çöllerde leyla, yağmurlarda gökkuşağı, ayın şavkının düştüğü çimenler gibi, dağlarda kardelen, sularda nilüfer, inandığı gibi inadına yaşayan güzel insan, arkadaşım, iyi ki doğdun, iyi ki varsın, iyi ki mevsimimdesin.
..
Sana uzaktan sesleniyorum,yalnız. Sokaklar tenha,yollar ıssız. Akşam,buğulu bir camın ardındaki görüntü gibi, Gizlenmiş parlayan ayın ardına. Elimde bir tutam kırmızı gül, Tüm hevesimle çekiyorum kokularını içime. Biliyorum solacaklar çok geçmeden aşkımız gibi, Bense onlara hayat vermeye çalışırcasına, Kalbimde ıslıyorum köklerini gözyaşlarımla.
..
yagmur yagıyor. kırmızı kiremitli evin bacasından dumanlar çıkıyor. mutluyum artık.. ben burda üşürken sen sobanın kenarında özleniyorsun iştee
..
Sonbahar yüzlü bir palyaçonun düşleri süzüyor kalemimden, cesaretinin sayfalarına doğru. Üstü kırmızı anılarını topla ve sor ona, ‘peki ya umut? ’.
..
Gül rengin neden kırmızı,dedi alev,dir,Alev,mi sardı dudaklarını,dedi aşk,tandır,Aşk,a açarmısın gonca gonca,Dedi ömrümce,Gül... gülseren,ler gördünmü bağın,da,Dedi,ki Gülseren bağrında yanandır
..
Bir çift kırmızı ayakkabı
Vitrin camlarının ardından bakarcasına
Uzaktan uzağa öyle bir bağ ki bu
Sanki gözlerinden o camlara hasret akarcasına
Ellerinin arasına bırakılan bir hediye paketi
Bir çift kırmızı ayakkabı paketi açtığında
Hasretler mutluluğa yetişemez derler
..
Hayatta bazen beklemek
Kırmızı ışıkta beklemek gibidir
Hayatta her daim ilerlemek
Sürekli yeşil ışıkta ilerlemek gibidir
Hayatta bazen temkinli olmaksa
Sarı ışıkta dikkatli olmak gibidir
Kırmızı ışıkta durmasını,beklemesini bilen
..
Sarmışlar etrafını yabancı otlar
İt tırnağı,hardallar,daha neler neler
Neydi yüzündeki bu acı tebessümler
Ah kırmızı gelincik...ah...
Asla koparmalara kıyamaz seni,bu nasırlı eller...
Senin yerin orası mıydı,herkes hoyratça bakıyordu süzülmelerine
..
Kırmızı'ya Veda
Senin ismini yazmak
İsterim,
Göğün maviliklerine,
Eşsiz güzelliğine bir vurgu…
Çoğu kere geçip giden anılardan hafızamda kalan,
..
Bayram günü görüverdim sunayı,
Işık doldu, koca evin hanayı,
Yar eline yaka koymuş kınayı,
Parmakları, ayaları kırmızı.
Tel tel olmuş, elde uçar saçları;
Sağa, sola ışık saçar saçları.
..
dünya kaç kez yıkıldı üzerime, kaç kez altında kaldım. dipsiz kuyuları sarsan monolog cümlelerle boşuna değildi çırpınışlarım. kaybolduğum felsefe bozuntularında kendimi kurşuna dizdim ve bir intihar dönemecinden yeniden başladı hayat.
“bilincin gereğinden fazlası hastalıktır hem de tam anlamıyla bir hastalık” diyen dostoyevski’yle şizofreniyi oynadım. kimi zaman karamazov oldum; alyoşa kadar masum, ivan kadar bulanık, dimitri gibi serkeş, pavloviç gibi kösnü düşüncelerle küstahça keşmekeş bir yaşam sürdüm.
kördüğüm
raskolnikov’ca suçlar işleniyorken her sabah, her akşam “yeraltı-ndan notlar” düşüyor manşetlere. dostoyevski’yi intihar ettiler, yaşamak suç oldu, cezaları paraya çevirttiler kapitalistçe.
..
Mazide bir cicek olmak - güzel ama zor olsa gerek!
Hatirlarmisin en son gözlerinde gözlerimi gördügümde, sana mazimde bir cicek oldugunu anlatmistim, soluksuz solmayan bir cicek.
Kanimdan akasi kirmizi bir tek sarmasik...
Ve hatirlarsin sana o cicegi söküp attigimi anlatmistim o son muhabbette.
Hic hissettinmi - düsündünmü o cicegi?
Biliyormusun? Kirmizi bir cicek mekanindan koparilmis bir halde odamin bir kösesinde durmakta.
Solmus ama ebruli gibisinden.
..
Bir gül düşünün kırmızı
İçimde buruk bir acı, bir hüzün
Gördüğüm her gül, seni
Hatırladıkça o günleri dayanamam ağlarım
Dayanamam sensiz geçen günlere
İçimde buruk bir acı, bir hüzün
..
zamansızlıklar zamanında yaşamak
alabildiğince,uçsuz bucaksız
duyumsayarak...
ama zaman seni benden hızlı çalıyor
içim gelincik kırmızısı gibi
kan kırmızı
''can'' kırmızı...
..
Kırmızı akşam üstlerinde
Gözümde yaşanmışlıkların mutluluğu
Kaybedilmiş uçurtmaların hüznü
Bu kısır döngüde
Alırım her nefesi,her anı...
Özlemlerim özüme bina kurdu
..
Kırmızı gelincikler
Beyaz tarlaların içinde
Geçilmez
Tırmanılmaz sarp kayalar
Gah atlılar gah yaya
Sıralanmış geçit vermeyen yola
..
ROMANTİZMİN YENİDEN KEŞFİ
"saymadım. bu bilmem kaçıncısı olacak bu vişne tadını alışımın
bir kar yağacak, bir göle bakıp hisleneceğim
gece geç vakit acele acele bir şiir bulup unutacağım
böyle olacak romantizmi yeniden keşfim, böyle olacak vişnenin tadı..."
..
Sayısız bedenlere girip çıktı ölüm
Bağdat kan kırmızı tarih çalınırken
Çocukların açlık elası gözlerinde vuruldu insanlık
Bağdat kan kırmızı ırzına geçilmiş
Gidip akraba olamadık insanlara
Kentin ağır ışıkları altında paramparça olamadık
Bir dil o gece tüm korku sözcüklerini
Orada olamadığımız için fısıldadı Bağdatlılara
Bağdat kan kırmızı asker yeşili postal siyahı
Ölürsek bir gün
Tüm yollar yine oraya çıkıyor olsun
Bağdat güvercin beyazı
Bağdat insan gülücüklü olsun...
..
Her eylul
Bir kirmizi yaprak tanesi
Yuregimden yere duser
Yere duser savrulur,
Savrulur bilinmezlere
..
Bir çift bakış,
İki damla gözyaşı..!
Karlar üzerinde,kanadı kırık bir kuş..!
Ve bir demet kırmızı karanfil..!
Damla,damla akıyorum,
Bembeyaz karlar üzerine..!
Hayatımın tablosunu çiziyorum,
..



