2. Bölüm:
Ve en çok sevdiğim yaşamdan döküntüler ile hümanist adındaki bahçemizi üç bölüme ayırtıyordum… Hayvanlar... Bitkiler... İnsanlar... Adını vererek:
Ben, insanlar bölümünü sevmezdim. Orada hep çekemezlik, hep kavga, hep haksızlıklar, hep yalanlar, hep bencilikler saklıydı. Ve, dedim dediler… Ve hep korkular…
İşkolik, hastalık hastası, tembellik, vurdumduymazlık… Ve ben ise, Amaçsızlık, Özgürlük, Yalnızlık, Ölüm ile karışık korkuları barındıran bahçenin bu bölümünden ve bunlardan uzaklaşmak için yalnızlık dokuyordum…
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta