KIRMIZI KAR-DENEM
Gecenin ıssızında buluştuk, karanlık, su ve su üzerindeki yakamoz; sen bimeden seni konuştuk: sensiz yarım olan günü nasıl tamamladığımı anlattım...
Ağa takılmış kelebek misali, kaçmaya çalıştıkça daha fazla bağlanışımı... Yaktığın ateşin hala sönmediğini... Sana bağlanışımın ve ruhuna esir oluşumun sebebini bilmediğimi anlattım...
Sevda yanığına çare ararken, lokman sayfalarında. Özgür ruhumu sana hapsedişimi, yüreğinin sınırlarında senin izin verdiğin zamn dilimi içinde, sana olan aşkımı nasıl yaşadığımı anlattım...
Gidişinle, penceresiz bir hücrede nasıl boğulmaklı olduğumu... her nefes alışımda seni biraz daha nasıl içime çektiğimi... Name name, nota nota yüreğimede bestelediğimi, nakış nakış derunuma nakş ettiğimi anlattım...
bu sevda anlatmakla bitmez ey sevgili...Bekle beni kırmızı kar yağdığı zaman elimde beyaz güllerle kapına gelip sunacağım sana olan sevgimi...
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




deniz (fatma) hanım,
duygusal bir fırtınanın yumuşacık eşisi gibiydi..verilmek istenen mesaj okuyucu tarafından net anlaşılacak nitelikte..biraz daha genişletilebilecek başarılı bir deneme..
tebrik ediyorum.
+10 puan
* Süperdi sonsuz kutluyorum *
* 10 Antoloji Yıldızı *
KIRMIZI KAR yağdığında ...............
Müthiş güzeldi.Kutlarım başarılı çalışmanı arkadaşım.İlk tam puan ve Listemdesin
Fatma Hanım;
Buluşma 'tanıklarla' olmuş sanki... Yaşananlar onlarla birlikte yaşanmış... 'Eksilen' anlatılmış tanıklara... Ama o eksilen, 'gönülde hala var' olan...
Yazım tekniği, ifade biçimi ve duyguların okuyana geçişi mükemmel... Düz yazı/öykü size yakışıyor bence... Beğeniyle okudum, tam puanla listeme aldım... 'Özel gününüzü de kutlayarak..'
İçten sevgi, saygı ve muhabbetimle...
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta