Dün gece usuma düştü çocukluğum ve anılarım. Bir bayram sabahında giymiştim ilk kez kırmızı iskarpinlerimi. Evimizin salon penceresi altında duran büfenin önünde, ellerim belimde vermiştim pozumu. Suratım asık gözlerim yaşlıydı.Günler öncesinden başlamıştım ağlamaya.Babamın gömleğinden bozma karpuz kol çizgili blüzum, şemsiyeden bozma puantiyeli kloş eteğim, ayaklarımda bilekten bağlamalı kırmızı iskarpinlerim. Ha bir de saçlarımda kırmızı kurdelalarım. Anneme sitem etmiştim, fiyakalı ayakkabılarımın üzerine yakışmadı diye elbiselerim!
Babam teselli etmişti. "Ağlama kızım! Dost başa düşman ayağa bakar" demişti. O zaman çocuktum ya anlamamıştım. Şimdilerde büyüdüm kocaman oldum. Aslında babam; Büyüyeceksin kızım büyüyeceksin! Demek istemişti.Ne zaman vitrinlerde kırmızı iskarpin görsem, pencere önündeki büfenin tozunu alan annemin, gözyaşlarımı avuç içleriyle sildiği ve babamın dost ile düşmanı anlatırken, yüreğime koyduğu tebessüm dolu bayram sabahlarını hatırlarım.
Sen altınsın ben tunç muyum?
Aynı vardan var olmuşuz
Sen gümüşsün ben saç mıyım?
Ne var ise sende bende




okumaktan vede seslendirmekten haz aldığım bu manidar şiirini kutluyorum can arkadaşım
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta