Küstüm barışa
Artık kim götürürse götürsün bu zeytin dalını
Musa’nın alnını kirletenlerin
Nedenleri varsa
Yanakları kızarmış bir ar taşısın
Âdem’in çocukları…
Köpürsün Kızıldeniz yarıldığına bin pişman
Başını taşa vursun asa
Kibirli bir heybetle yürüsün
Kabil’in soyu…
Nerede kaldınız?
Ebabiller de gelmedi…
Ebrehe’nin dişleri değiyor.
Mescid-i Aksa’ya
Kanatlarından kan damlıyor artık
Beyaz güvercinlerin.
Öyle yüzüme bakma çocuk
Sayamıyorum acıyan yanlarımı
İhtiyarlıyorum gülüşlerinde
Ve hala cennet kokuyorsun.
Kimin aklına takılacaksın ki?
Bunca kirin arasında
Şarapnel yarası göğüsden
süt istiyorsun
Bende bıktım bu arsız şehrin duvarları
Örtmüyor artık yüzümü
Önceden üç günde ölürdüm
Şimdi soğuk ölümler gibi yaşamın yüzü
Beni yeniden doğur anne
Tıpkı gölgem gibi
En sevdiğim renk
Kırmızı olsun
Mustafa Doğan 2
Kayıt Tarihi : 2.2.2009 00:01:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Öyle yüzüme bakma çocuk Sayamıyorum acıyan yanlarımı İhtiyarlıyorum gülüşlerinde Ve hala cennet kokuyorsun.

Sayamıyorum acıyan yanlarımı
İhtiyarlıyorum gülüşlerinde
Ve hala cennet kokuyorsun.
Kimin aklına takılacaksın ki?
Bunca kirin arasında
Şarapnel yarası göğüsden
süt istiyorsun
Bende bıktım bu arsız şehrin duvarları
Örtmüyor artık yüzümü
Önceden üç günde ölürdüm
Şimdi soğuk ölümler gibi yaşamın yüzü
Beni yeniden doğur anne
Tıpkı gölgem gibi
En sevdiğim renk
Kırmızı olsun
BU ŞİİR OKUNUR ŞAİRİM OKUNUR.....
VE HALA CENNET KOKSA DA ÇOCUĞUN RUHU BEDENİ,
CEHENNEM RENKLİ LEKELERLE GÖLGELERE SUNULUYOR CÖMERTÇE DÜŞLERİ...
SONRASI GERÇEKLER DE MAVİSİ EKSİK PEMBESİ EKSİK YAŞAM.....
DUYGU DEOLU DİZELERDİ ...
TEŞEKKÜRLER....
TÜM YORUMLAR (52)