Kırmızı Botlar
Çıplak ayakları ile,
Karları çiğniyor,
Hayalleri üşümüş çocuklar…
Hiç ayakkabıları olmamış ama,
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Metrelerce kar
Kara lastik ve yün çorap
Akşam ayazı , donmuş ayaklar
Yinede yüzde tebessüm
Yaşanmış hikayelere tercüman olmuş
Yüreğinize sağlık... saygılarımla
Tekrar okumaya geldim.
Duyarlı yüreğine, güzel kalemine sevgiler gülçin hanım... Selamlar...
Ayakları üşüsün ama hayalleri üşümesin çocukların.
Şefkati büyüten gözleri acımasa keşke
Sevgiyle
Az ve öz anlamlı değerli bir şiirdi tebrikler hocam saygılar selamlarımı sunarım
Yürk sesiniz daim olsun efendim. Hayat, bazı insanlar açlık ve yokluk içinde yaşarken, bazı insanlar da ne giyecek ne de yiyecek beğenir. Kaderin cilvesi, kimi bir bot bulamaz giğmeye, kimi de yüzbinlerce lira verir bir çoraba reklam olsundiye. Kaleminiz daim olsun. Saygılar
Çocukluğumda ki hayallerim geldi aklıma, ne kadar saf, ne kadar masum hayallerimiz vardı, attığını vuran sapan, kötüleri her zaman döven kahraman, kızlar kırmızı pabuç, bizler de kundura .... Ne güzeldi o günler .... Tebrik ederim güzel bir şiir olmuş....
Zaman oldu sağlam bir kara lastiğin hayalini kurduk. Şimdi hayallerin botlarla süslü olması bile güzel. Tebrikler değerli üstade.
Gariplik ve yoksulluk çekmeyen bu halden anlamaz tok açın halinden anlamaz
Aç kalması lazım o durumu iyice kendisi de yaşarsa ancak anlaya bilir
Duyarlı gönül sesin var olsun gönlüne ve kalemine sağlık tebrikler saygılar
Her ne kadar Halk Ozanı kimliğim olsa da benim eğitimci bir kimliğimin olduğunu pek kimse bilmez...
Bot konusu kış ayları geldiği zaman veya yağışlı havalarda beni de etkilemiştir. Hele çocukların bazılarında olur bazılarında gerçekten olmaz, çocuktur bunlar ve hep birbirlerine gösteriş yapmaktan geri durmazlar...o an benim yaralandığım anlardır...olmayan çocukların yüzlerindeki hüznü asla unutamam ve yine iş aile birliği ve hayırseverlere düşer. Bizlerde ön ayak olur ve çocuklara renkli renkli o botları giydiririz....aslında rüyaları gerçeğe dönüştürdüğümüz anlardı....evet maziden bu güne bir şiir... bizlere neleri hatırlattı...
Yine önümüz kış ve yaklaştı ve geliyor... duyarlı olan yürekler, bütçesi iyi olan yurttaşlar gidin okulların aile birliğine ihtiyaçlara katkıda bulunun... hüzünlü çocukların birde sevindiği yüzlerinin güldüğü anları yaşayın....
Bir şiir beni nerelere götürdü...Yazan yüreğiniz ve kaleminiz dert görmesin Gülçin Hanım...
...Saygılar ve SELAMLAR.
Bu şiir ile ilgili 15 tane yorum bulunmakta