pazar yerinde;
tezgahtaki son yumurtayı satmaya çalışan, bağırmaktan yorulmuş küçük oğlan çocuğu, bir yandan sokağa yayılan ciğer kebabının kokusunu solumaya çalışırken; bir yandan da; gözleriyle yeme uğraşısı içerisindeydi,
pazar yerinde ;
uç(a)masın diye elindeki kırmızı balonun ipini bir bileğine bağlamış, diğer eliyle annesinin elindeki filenin kıyısına tutunmakla meşgul küçük kız çocuğu, kırmızı balondan sonra kırmızı yumurtaya da sahip olabilme hesapları içerisindeydi,
tezgahta kalan son kırmızı yumurtayla , yine pazar yerinde arta kalan kırmızı balon bir an göz göze gelirlerken, birbirlerini ne kadar da iste(me)diklerini haykır(ma)dılar.
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta