Sürgün sevdalar yaşadık, ıslak ve terli gecelerde
Paramparça bir mevsimin göçüydü yaşadığımız.
Yaz bitti, mevsim kışa döndü, üşüyor sevgimiz
Soktu kirli geceler parmaklarını cebine hohlayarak…
Paramparça bir geçmiş tırmalıyor bedenimi. Sevdalarımın yağlı kementleri sıkıyor boğazımı. Aşkın tarifsiz yalnızlığını yansıtır hüzün. Kelimeler utangaç çocuklar gibi saklanacak yer ararken, duyguların yamalı yelkenleri aşamaz okyanusları. Biz cebimizdeki umudu hiç kullanmadık. Bunun içindir birbirimizi anlayamamamız, bundandır aşkta her an mevsim göçü yaşamamız.
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim




Yaşanılan ve yaşanılacak tüm berrak ışık yansımalarında akrebin yelkovanı delice kovaladığı bu çelişkiler yumağında sevdanın kağıttan gemileri uğrar arada bir ülkeme. Bir ten kokusunun öldüren zehri sarıp sarmalar bedenimi. Umutların pastil gibi yutulduğu hasta yataklarında enjeksiyon kokulu hasretler yer bitirir bizi. Umut yavan ekmek gibi düşmez elimizden. Zeytin karası gecelerde bir sigara içimi yalnızlıktır hüzün.
Belki bir kahır ezgisi, belki yüreğin acılarla çizilmiş çizgisi.
Harikasın dostum.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta