Adamın biri her gün sahile gelip, ellerini ensesinde birleştirerek bir şeyler düşünüyormuş.Bunu gören kırlangıç merak edip adama neyi olduğunu sormuş.Adam ''hiç bir şeyim yok, git başımdan'' demiş.Ama adam her gün aynı yere gelip elleri ensesinde uzaklara dalıp gidiyormuş.Kırlangıç sorduğu zaman hep ''hiç bir şeyim yok, git başımdan'' cevabını alıyormuş.Saonra bir gün kırlangıç gene gelmiş adamın yanına.Ve yeniden her gün seni burada görüyorum neyin var demiş.Bak benim burada son günüm kış geldi artık, sıcak ülkelere göç edecem ben, hadi anlat derdini belki sana yardımım dokunur demiş.Adam bu sefer dayanamamış ve uzaktaki bir sevdiğinden, onu terk ettiğinden bahsetmeye başlamış.Ve kırlangıç gideceği zaman elini kalbine sokmuş.Çıkardığı yüreğini kırlangıcın gagasının arasına sıkıştırmı.''Al bu yüreğimi sevdiğime götür'' demiş.''Ona benden bahset, o olmadan bu kalbin bir işe yaramadığını anlat ona'' demiş.Aradan aylar geçmiş.Sert rüzgarlar yerini ılık dalgalara bırakmış.Kırlangıçlar yeniden adamın diyarına gelmeye başlamış.Adam kırlangıçtan haber bekliyormuş.Ama adamın beklediği kırlangıç bir türlü gelmemiş.Sonra bir gün sürünün arasından bir kırlangıç süzülerek adamın yanına gelmiş.Adamın yüreği kırlangıçın gagasının arasındaymış ama bu kırlangıç o kırlangıç değilmiş.Adam diğer kırlangıcı ve olanları sormuş.Kırlangıç anlatmaya başlamış.Senin yüreğini verdiğin kırlangıç sevdiğini bulmuş.Ama başka birinin kolları arasında kahkahalar atarken görünce, bu temiz kalbi ona vermeye kıyamamış.Ve son nefesinde bu kalbi sana geri vermem için bana verdi demiş.Ve adamın titremekte olan ellerinin arasına kalbi tutuşturduktan sonra sürünün yanına dönmüş.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta