‘-sevdanın ateşi düştüğünde içine
yüreğinde kırk mum yanar.
ve bir gün;
ayrılık,
çaldığında kapını
otuz dokuz gün boyunca,
ben aşkı bir üveyikten satın aldım,yaşım onaltı
o zamanlar bakır rengindeydi dağlar
daha şıvan düşmemişti böğrüme
daha deli deli esmemişti ruzigar
kalbim acıya düşmemişti
sanırdım bütün ırmaklardan koşacaktım
Devamını Oku
o zamanlar bakır rengindeydi dağlar
daha şıvan düşmemişti böğrüme
daha deli deli esmemişti ruzigar
kalbim acıya düşmemişti
sanırdım bütün ırmaklardan koşacaktım




varsın sönmesin kırkıncı mum varsın hep yansın ciğer yarem ne su serpmek ısterım yanan aleve nede sagalsın isterım yurek yarem .Ben kanayan bir yaraya merhem yerıne tuz basmasını iyi bilirim iyi bilirim giden sevgilin ardından ağıtlar yakmasını iyi bilirim yoklugunda bile sevgısini baki kılmayı .
bir kez bahar düşer ömre!
istersen güneş gibi
istersen toz duman bir akşam vakti...
!
yeterince izin vermelisiniz şiirlerinizin okunmasına...
sevgilerle...
İnsan her aşkta yeniden doğar .1 kere ölme hakkına sahiptir .Yoksa kırk mum yerine iki mumla aydınlatırdı yüreğinin karanlığını insan.Kırk umuttur yaşlanan bedenlere ışık ve umut taşıyan duyguların cümlesi .Aşk her daim genç kalmasıdır yüreğin .
Kırkına gelince anlarsın desem ayıp olmaz sanırım.
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta