O ne soğuk bir Ankara sabahıydı öyle.
Sonradan fark ettim.
“kahvaltını yap.. aç çıkma”
bir şeyler atıştırmanı seyretmek benim için ne doyulmaz seyirdi anlayamazdın ve ben de anlatamazdım bunu sana yoksa mesele açlığın-tokluğun değildi.
O soğuk, o karlı, o donuk sabahın,-hayatımın en donuk sabahının hatta- tek cümlesinin bu olması ne ilginç.
yordum yoruldum sana geldim
ey hayat beni de diğerleri gibi yargıla!
kumsalda kıvranan bir balık kadar
yanlışım sana!
yanıldım, yenildim,al beni
Devamını Oku
ey hayat beni de diğerleri gibi yargıla!
kumsalda kıvranan bir balık kadar
yanlışım sana!
yanıldım, yenildim,al beni




Banyoda bıraktığın diş macunun ve kokun, havluda biraz ıslaklık, avuç dolusu izmarit, masada ekmek kırıntıları ve ben… Ankara’ya bıraktığın şeyler pek işe yarar şeyler değildi anlayacağın. Bilmiyorum kaç zaman doyurur yüreğimi masada kalan kırıntılar. havlu ne zaman kurur? . Kokun ne zaman çıkar odamdan? Bu soğuk biter mi, bu ayaz? Bahar gelir mi? Nisan ayı mesela…
Özel duyguların ustaca kaleme alınması.Tebrikler.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta