Ellerinde binler hüner
Ab-ı hayat parmakların
Gül isteyene gül olur
Ateş isteyene ateş;
Avucundaki taş ve toprak
Bir yağmur ki,sağnak sağnak
Nasıl hasret,nasıl muhtaç
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




'Ben seni hiç anlatamam! '
Şiir hikmet erbaplarının refikidir. Şiir ilim mensuplarının arkadaşı olmuştur. Şiir edebin muallimidir. Hayanın çocuğudur. Hassasiyetin anasıdır. Ehl-i dilin yoldaşıdır. Yüreğin tercümanıdır, kalbin sesidir. Aklın en sadık yoldaşıdır, rehberidir… Şiirle merhabasını kesmiş olanlar, güzel nasiplere arka çevirmiş olanlardır. Şiirin ikliminde yeşermeyen bilgiden de siyasetten de ancak zarar gelir insana. Şiirin suyuyla yoğrulmamışsa bir savaş onun adı katliamdır…”
İsmi gibi istisnai bir şir yazmışsınız. Sizi kutlarım Lütfi Bey...Alla (cc ) yar ve yardımcınız olsun...
Ve son umut son sığınak
Canım kardeşim elbette fikirlerine saygılıyım.Ama son umut ta son sığınak ta Allah'tır.Eğer o muazzez insan sağ olsa ve bu sözleri duysa idi çok üzülürdü eminim.Ve şöyle derdi.Allah'a sığının.
Kusuruma bakma.Şiir olarak çok güzel kutlarım
Kainat güneşisin,her zerre seni tanır
Nerde karanlık varsa,nurunla aydınlanır
Bizleride aydınlat ,mahrum etme nurundan
Arınsın bedenimiz,zamanın çamurundan
O nurun hepimizi aydınlatması dileğimle ,şiiriniz harika olmuş Saygılar____Hamit Körken
tebrikler sevgili kardeşim.çalışmanız hakikaten bir duygu sağanağı olmuş,okurken baya ıslandım.bu şiirinizde yazan kalemin göz yaşları izlerini gördüm.eseriniz vucuda gelirken,gönülden dökülen iniltiler adeta inci tanesi misali,ölçülü şekilde şiirin bütün mısralarına eşeit tarzda dağıtılmış,ne bir eksik ne bir fazla.bu ölçüde şiir yazabilmek için baya bir birikim gerekiyor,bu birikimde ancak ustalarda olur.şiirinizi baştan sona birkaç defa okunduğunda,yazan kalemin nekadar usta olduğunu anlamak hiçde zor olmuyor....paylaşımın için çok teşekkür ederim..kardeşimin sayfasına selamlarımı,esenlikleri ve başarı dileklerimi getirdim,lütfen kabul buyrun.bütün güzellikler sizin ve sevdiklerinizin olsun.....
Tebrikler Lütfi Bey kardeşim. Bu Na't-ı Şerif, ol Resûlün şefahatine mazhar olmana vesile olur inşallah. Okuyanlar da tabii:) Yüreğinize sağlık.
Selâm ve dua ile...
Sevgili Kardeşim, Değerli kalem Sayın :Lütfi Şimşek
İçten gelen gelen duyguların mısralara duygulu ve etkili bir şekilde aktarılması ile beğenerek ve saygı duyarak okuduğum Çok Güzel Bir şiir olmuş.
Kardeşimin sayfasına Başarılarının devamı dileği ile; Sevgi ve saygılarımı getirdim. Lütfen kabul buyurunuz.
Şiirdeki ustalığınıza takdirlerimi; Tekirdağ'dan Tam Puan göndererek iletiyorum.
Şiir ve hayat yolunuzun açık ve nurlu olmasını diliyorum.
Her şey gönlünüzce olsun.
Dr. İrfan Yılmaz. - TEKİRDAĞ.
Bu şiir ile ilgili 6 tane yorum bulunmakta