Eski ahşap basamaklar sustu nihayet,
Adımlarımda birikmiş onca ağır emanet.
İsli lambanın titrek şavkı vururken yere,
Yüzümdeki çizgiler sığınır gizli kederlere.
Tozlu camdan süzülen o yorgun hüzme,
Dokunur ruhun en kuytu, en dilsiz yerine.
işte sana geliyorum
yumuşakbaşlı rüzgarların kanatlarında bir yer bul bana
suyun ışıltılı sesleri aksın bir yanımızdan,
bir yanımızı defneler sarsın...
demir kollarının yumuşaklığında uyanayım sabahları
zeytin ağacının gözlerinde büyürken bir çekirdek
Devamını Oku
yumuşakbaşlı rüzgarların kanatlarında bir yer bul bana
suyun ışıltılı sesleri aksın bir yanımızdan,
bir yanımızı defneler sarsın...
demir kollarının yumuşaklığında uyanayım sabahları
zeytin ağacının gözlerinde büyürken bir çekirdek




Nazik yorumunuzla satırlarım değer buldu.
Teşekkür ederim.
''Kapı ardında beklerken koca bir mazi,
Kırılmış aynalarda ararım eski bizi.
Artık ışığın gözlerine bakmaya takat yok,
Bu karanlık limanda, limanım kendimden çok.''
Kaleminize sağlık. Kutlarım.
Ne güzel demişsiniz
beğeni ile okudum
dilinize sağlık
Nazik yorumunuzla satırlarım değer buldu.
Teşekkür ederim.
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta