Yine akşam oldu, çöktü şehrin üzerine dertli bir duman
Seni düşünmekle geçiyor, o durmak bilmeyen zalim zaman
Yastığım taş kesildi, uykularım firari her gece
Adını sayıklıyorum, dilimde bitmeyen gizli bir hece
Hani verdiğin sözler, hani o ömürlük yeminlerin?
Şimdi yabancı olmuş, o bir zamanlar sığındığım ellerin
Senden bana kalan kırık anılar
Yüzüme vuruyor bak, vefasız rüzgârlar
Senden bana kalan kırık anılar
Gönlümde dinmiyor, o bitmez sancılar
Senden bana kalan kırık anılar
Gözümde sel oldu, yaşanmamış yıllar
Kime el uzattıysam, boşlukta kaldı şu yaralı gönlüm
Senin yoluna feda oldu, benim o en güzel, en taze ömrüm
Bir kış güneşi gibi, sahte bir ışıkla kandırdın beni
Isıtmadın yüreğimi, sadece dertlere bıraktın beni
Mezara girmeme gerek yok, yaşarken öldürdün zaten
Bir veda bile etmeden, çekip gittin ya şu aniden
Senden bana kalan kırık anılar
Senin elinde, oyuncak oldu umutlar
Senden bana kalan kırık anılar
İçimde sönmüyor, körüklenen bu yangınlar
Senden bana kalan kırık anılar
Dönülmez yollarda, tükendi bütün umutlar
Artık ne bir ses gelir senden, ne de eski bir haber
Ben bu dertle yaşarım, mezara kadar benimle gider…
Kayıt Tarihi : 11.3.2026 20:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!