Sevda ne tuaf
Kırıldığım yerde hala seni arıyorum
Bir zamanlar dokunan sözlerin
Şimdi sessizliğin kadar keskim
Sırtımda, taşınmaz yükü göklerin;
Herkes koşar, zıplar, ben yürüyemem!
İsterseniz hayat aşını verin;
Sayılı nimetler bal olsa yemem!
Ey akıl, nasıl delinmez küfen?
Devamını Oku
Herkes koşar, zıplar, ben yürüyemem!
İsterseniz hayat aşını verin;
Sayılı nimetler bal olsa yemem!
Ey akıl, nasıl delinmez küfen?




okyanuslar altındaki mercanların
su yüzüne çıkan inlemeleri kadardı
halime şikâyetim, suskun ve kırgındım
en çok da kendime…,
ve kuruyordu yaprak yaprak bahar gözümde,
lisansız kalmıştım ve sürgüne yollanmış
bir sicili bozuktum,
bu arada,
şekersiz içerim çayımı cam bardakta gelirse eğer,
kulplu bardaktaysa çayım, çift şeker atarım,
tutsaklıktan ölümle kurtulan ruhlar gibi
ferah mekanları severler şekerler,
şekerler çift şekerler, dibe çöke çöke
eriyen şekerler, boğazımda düğüm
düğüm şekerler ah…,
ey eylül;
süzül de içime güz, üz beni
yoksun... yine yok,
ihtiyar bir deniz çalkalanır gözlerimde,
ve aldığım her nefes
kalbimin kayalarına çarpan
köpük köpük su...,
bağrı dağlanmış al kırmızı gül;
içine kapanık bütün yapraklarıyla
ve mürefte rüzgârlarından mahrum,
nefessiz ve bir kenarda sessizce,
uçurum gözlerinden bakar kan çanağı
mühür nazarlarla zeytin çağlasına,
kanatları hüzün taşıyan, yazgısına
deniz kabukları ve kalbi kırık çakıllar
toplayan bir ana kuzusu düşer incir dalından
ve babasının ciğerparesi bir melek ağlar
mülke dökülen göz yaşlarıyla,
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta