Tutunacak bir dalmı bıraktın bende, kırdın kalbimi yıktın tüm hayallerimi, uçacak kanat kolmu bıraktınki bende, bu beğenmediğin ben inan senin sayende. Senin içindiki herşey, birşey istemedimki senden sevginden başka, inanmadın güvenemedin, aklın kiralıktı hep başkalarında, ve hep oyunu başkaları kazanıyordu, inanmaman gerekenlere inandın sen beni yıktın aslında. Sen sevdim diyordun, ben ise güvenmeni istiyordum. sevmek güvenmekti benim lugatımda, anlatamadımki bir türlü sana. Sen anlayamadın beni yıllarca, sildin tüm hayatımı geçmişimi, sevmek güvenmekti dedim, bak dört bir yanımızda düşmanlarımız var, Bir pencereden bakalım dedim dünyaya, sen başka pencereden bakıyordun, ben gösteremedim gerçekleri, anlamadın anlatamadımki sana. Güvenmek istedim yıllardır sustum, birgün anlar diye hep bekledim durdum, hayatımız gül bahçesi olsun isterdim hep, anlatamadım. Gösterdim güvendiklerinin gerçek yüzlerini, yinede anlamadın dinlemedin beni. boş sözlerle gereksiz insanlarla hayatımız zehir oldu sayende. Şimdi bana güvenden bahsetmesin sakın hiç kimse, ben kapattım o sayfayı, şimdi ben kendimden korkuyorum, güvenemiyorum şimdi kendime bile. Güvendiklerimin sırtıma sapladığı hançerlerin acısı geçmesede, izleri kaldı bedenimde yorgun yüreğimde. yarası kapanmıyor yaralarımın. acı versede zamanla acıyada alışıyor insan işte, benim esas canımı yakan acım değil, sevdiklerimin her an acımı bilipte yarama basması. İnanamam bundan böyle Allahtan başka hiç kimseye
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta