birdirbir oynayan çocuk,
hani söz vermiştin
güzel güneşler serecektin hani
grapon kağıtlarına
birdirbir oynayan çocuk,
Ölü kuşlar
Yapraklarla
Aynı hızda düşerler yere
Ve ölü kuşlar
Rüzgarda uçmayı
Bilmezler.
İki gönül bir olmuş
Seyrantepe'de
bir samanlık tutmuştuk.
İki tane bir kişi
çok eder sanıyorduk;
Bir bile etmedi.
Alabalık dolaşıyor okyanusta
Gözlerinden çamur damlıyor
- bu şehrin sokaklarına benzer
bir yaprağı düşüren çığlığa benzer
bir ‘madde bağımlısı’
viyolonsel çalıyor
I
Artık ne özlüyorum seni
Ne aramak geliyor içimden
Her parçası bir diyarda kalmış
Gönlümün katlanmasından değil
Hep erken giderdik
Randevularımıza
Geç kalmak değildi korkumuz
Beklemek
Hoşumuza giderdi
(Hazır tuttum yatağımın sağ yanını)
Yangından bozma bir yağmurdu
Camlarda yalazlanan
Karşı koyamazdık
Ağırdı
Bir gece yağmur altında
Dudaklarım kanadı
....Şehre
Seni kevaşeler şehri,
Gafticiler, kapkaççılar,kerane çaycıları,
Taksiciler, polisler, dolmuş şoförleri,
Tinerciler, ibnetorlar, pezevenkler şehri seni!
Çakıl taşları atardın
Oysa çıldırmıştı dalgalar
Kumsal, bir kuduz köpekti
Eskimiş güneşini devşirip
Akşamüstünün
Yıldızlı gökyüzleri
......................'sevdiğim kızı
.......................sikip
.......................otel yapmışlar'
Bir karanlığı yırttığım andı
Geri göndün;
Sevgili Kinyas :)
Uzunca zamandır bakmıyordum şiirlerine (ki galiba sende pek bakmıyorsun) ve gördüm ki yeni bir şiir yok hayli zamandır. Şiirini sevdiğim sayılı insanlardansın Kinyas. Gerçi biliyorum '' mutluluğun şiiri olmaz '' ama. Yine de yaz ne olur. Sen yazdıkça ben çoğalayım, besleneyim.