Yak kınayı sar bezini
Sivri yeri kalın olsun
Eğri yolda sür izini
Adam satmak şanın olsun
Üç kuruşluk sende bu baht
Sırça köşkte tabure taht
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim




Bela emeğine sağlık arkadaşım, okurken benim de aklıma Şükrü Erbaş'ın 'Kimliksiz Değişim -IV' adlı şiiirindeki şu dizeler geldi.
'Bilmeden yönetmenin o büyük boşluğu mudur
kuşkulu güvensiz tedirgin kadın gibi
Yitirmek korkusuyla elindekilerini
daha büyük hızla eziyor altındakileri..
yükseliyor kendi cesedi üstünde başkan bey
düştükçe odalara sesinin buzdan tınısı
..
başkan bey türküsünü düşürdü koltuğunun altına
dalsız gölgesiz güneşsiz
özünde olmayan bir önemi kazanmak için
...
kolay olmuyor bedeli hakkedilmemiş şeylerin
Bir oda için başkan bey koca bir gökyüzünü verdi...'
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta