Kimsesiz bir rüzgâr eser her gece,
Sessizliğin dili, gizli bir hece.
Yalnızlık sırtta göynek dar ve ince,
Ruhum bir süzgünce, dik durur bence.
Kader kör bir kuyu, dibi görünmez,
Bahtım kara boya, lekesi silmez.
Yüküm ağır olsa, omuz yorulsa,
Yolumdan dönmem ben, kimseler bilmez.
Gözyaşım içime aksın, sızmasın,
Karanlık yollarda gönlüm azmasın.
Dudağımda doğan o kutlu gülüş,
Kederin bendini tek tek kazısın.
Dağlarca dert olsa yorgun başımda,
Fırtına kopsa da gençlik yaşımda.
Kimseler görmesin gizli sızımı,
Sabrı nakış ettim sabır taşımda.
Gurbet içimdedir, yollar ıraktır,
Yalnızlık ruhumda keskin bıçaktır.
Dünya malı sizin, gözüm toktur hep,
Gülüşüm cennetten bir tek duraktır.
Varlık girdabında döner bu başım,
Susuşumda yankı, gözde kan yaşım.
Kırık aynalarda gölgem sürünür,
Kendi kaderime öz yoldaşım.
Yalnızım ve vakur, karanlıkta fer,
Ümidin yarası bin cana değer.
Eğilmez bu başım zamana karşı,
Güzel gülüşümse en asil zafer.
Karanlık ummansa, en dipteyim ben,
Kendi ışığına sahipteyim ben.
Bahtım kara diye mağlup sanmayın,
Gülüşümle ahde vefadayim ben.
Suskunluk limanım, fırtına dindi,
Küllerden doğuyor sabahlar şimdi.
Issız tahtım artık göklere ağar,
Kimsesizlik bana yüce tac idi.
Garip Murat bugün bu tahta çıktı,
Her bir düşüşünde bir bendi yıktı.
Gülüşüyle nura döner o yollar,
Kendi davasında asil tanıktı.
Kayıt Tarihi : 4.1.2026 15:12:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!