Gün olur takılır deli gönlüm Yunus’un peşine.
Varsam onunla Tapduk Emre’ye
Acep bir nefes istesem verir mi? diye.
Gün olur bir balığın karnında hissederim kendimi
Türlü acılar içinde.
Engin denizlerde Yunus ile.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Yunus, Eyüp, Yusuf.... daha nice kültür değerlerimiz bize hep insanca yaşamayı öğrettier ve mayamızı oluşturdular.
Bu maya yüzyıllardır sürdüğü için her belayı atlattık.
Şimdi korkuyorum dost.
Çünkü o mayanın yerini dünya para babalarının kültürsüz yoz değerleri (paraya kul olma) almakta.
Emevi bedevilerinin hurafelerini din diye yuttura yuttura...
ne desem az ama güzel şiir ve güzel yürekli insanlarla teselli buluyor insan.
Güzel şiirinizi zevkle okudum. Can-ı gönülden tam puan ile tebrikler ve listemde. Yüreğiniz dert görmesin, kaleminizden mürekkep eksilmesin!
“ Yaradılanı severim, Yaradan’dan ötürü.”
parolamız bu olmalı. mutlu yarınlar bu sözlerin arkasında bizi bekliyor.
'İlgimi çekense benim bu yorum ve puanıma dek 19 kişinin puan vermiş olması ancak sadece 7 kişinin yorum yapmış olması. 12 yorumsuz puan yani. Kimlerin puan verdiği bilinemediğine göre, nerede dostların hatıraları? Şiire gelince; çok hoş ve akıcı. Okundukça verdiği bal tadı. Can-ı gönülden tam puan ile tebrikler. Yüreğiniz dert görmesin. Kaleminizden mürekkep eksilmesin, artsın. Elbette ki listemde. Saygılar..'
Ellerinize sağlık Naime Hanım, sevginiz daim olsun.
Saygı ve selamlarımla.
Bana ne ateşler su olur, ne odunlar balık.
Ateşler içinde bulurum kendimi bazen.
Nemrut’un yakmak istediği İbrahim ile
Begeni ile okudum naime hanım kutluyorum etkılı anlamlı çalışmanızı gönlünüze sağlık sevgilerr
Şiir iffet ile dilden akmalı
Dinletisi Hak aşkıyla yakmalı
Her mısrası kalp gözüyle bakmalı
İrfanlı sinenin dilidir şiir
Kime ne ? Yüreğine sağlık...
Sayın hocam,gönlünüze sağlık.Harika çok güzel bir şiir olmuş.Güzel bir şiir okuttuğunuz için teşekkürler.Saygılar..
**Kime Ne? **
Gün olur takılır deli gönlüm Yunus’un peşine.
Varsam onunla Tapduk Emre’ye
Acep bir nefes istesem verir mi? diye.
Gün olur bir balığın karnında hissederim kendimi
Türlü acılar içinde.
Engin denizlerde Yunus ile.
Gün olur yaralarım kanar, azar da azar.
Sızlar yüreğim gizli bir nedenle.
Dertleşirim o zaman Eyup ile.
Bana ne ateşler su olur, ne odunlar balık.
Ateşler içinde bulurum kendimi bazen.
Nemrut’un yakmak istediği İbrahim ile
Gün olur kör kuyulardayım sanki
Karanlıklarda, derinlerde Yusuf ile,
Bazen de Yakup ile ağlarım Yusuf’um diye.
Gün olur dolaşırım Kenan ilinde
Çölün sıcağı kavurmaz beni
Deve güderim Veysel Karani ile.
Bazen de giderim Mevlana’nın yanına,
Dururum ayak ucunda.
O’nu dinlerim saygıyla, sessizce.
İşte ben bu yüzden:
“ Yaradılanı severim, Yaradan’dan ötürü.”
KİME NE?
Naime Özeren
çok sevdiğim bi abimin tavsiyesi ile okudum bu şiiri gerçekten harika yüreğinize sağlık...
Şevki
buram buram tasavvuf kokan şiirinizde insan sevgisinin incelikleridantel gibi işlenmiş... tebrikler hocam saygılarımla.puanla değerlendirilmeyecek kadar şaheser bir şiiir.
Bu şiir ile ilgili 101 tane yorum bulunmakta