Bu topraklarda yanan, taş toprak değil gurban
Gövermeden kuruyan, güllerimi gör düşün
Yaşlanan yiğit düşkün, ter dökemez teninden
Nem bilmez toprakların, acısını sor düşün...
Ağlatan gülüşlerin, gülerken ağlaması
Kuşların her viranda yanıp öz dağlaması
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Senin için kölelik, bir mukaddes yol ise
Kurt yaşamış birine, köpekleşmek zor, düşün...
Elleriniz dert görmesin üstadım.
Saygı ve selamlarımla.
'Neden necis kokuyor, uzatılan gül ise
Un çuvalında durmaz, toz, topraksa, kül ise
Senin için kölelik, bir mukaddes yol ise
Kurt yaşamış birine, köpekleşmek zor, düşün... '
10 puanla Kutluyorum, zevkle okudum ve çok zevk aldım. Güneri Yıldız
tebrikler.güzeldi..
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta